Son altı ayda Türkiye'nin pek çok bölgesi beklediğinden daha fazla yağış aldı. Ancak uzmanlar, bu durumun bir rehavete yol açmaması gerektiği konusunda uyarıyor. Prof. Dr. Yusuf Demir, yağışın sadece miktarının değil, nasıl ve ne zaman yağdığının da hayati öneme sahip olduğunu hatırlatıyor.

YAĞIŞLAR ALDATICI OLABİLİR
Prof. Dr. Demir, küresel iklim değişikliğinin etkileriyle aynı bölgede hem sel hem de kuraklık yaşanabileceğini vurguluyor. Özellikle yaz aylarında beklenen ani sıcaklık artışları, buharlaşmayı hızlandırarak su kaynaklarını tehdit ediyor. Bu durum tarımsal verimde yüzde 30'a varan düşüşleri beraberinde getirebilir. Karadeniz gibi bölgelerde ise kısa süreli şiddetli yağışların sel felaketlerine yol açma ihtimali her zamankinden daha yüksek.
SUYU YÖNETMEK ZORUNDAYIZ
Sadece baraj inşa ederek sorunları çözemeyiz. Su havzalarını korumak, yağmur ve atık suları geri kazanmak artık bir zorunluluk haline geldi. Şehirlerdeki su kayıplarını azaltmak ve tarımda daha verimli sulama yöntemlerine geçmek gerekiyor. Önümüzdeki yüzyılda suyun petrolden daha değerli bir kaynak olacağını unutmamalıyız. Afet yaşanmadan önce tedbir almak, afet gerçekleştikten sonra müdahale etmekten çok daha ucuz ve etkili bir yöntemdir.