Samsun'da yaşayan 48 yaşındaki Yavuz Bulat ve 56 yaşındaki Osman Dere, karaciğer yetmezliği nedeniyle karanlığa gömülen hayatlarını, yapılan başarılı nakil operasyonlarıyla yeniden aydınlığa kavuşturdu. Yıllarca süren hastalık süreçlerinin ardından Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Tıp Fakültesi bünyesinde gerçekleştirilen nakillerle hayata tutunan bu iki isim, yaşadıkları mucizevi değişimi ve organ bağışının hayati önemini kamuoyuyla paylaştı. Her iki hasta da organ bağışının kendilerine sunulan en büyük hediye olduğunu belirterek, toplumun bu konuda daha duyarlı olması gerektiğini ifade etti.
Yıllarca süren hastalıkla mücadele
Yaklaşık 11 yıl boyunca siroz hastalığıyla boğuşan Yavuz Bulat, hastalığının en ağır dönemlerinde yılda birkaç kez iç kanama geçirerek ölümle burun buruna geldiğini anlattı. Nakil listesinde beklediği o uzun ve belirsiz süreçte yaşadığı psikolojik ve fiziksel zorlukları dile getiren Bulat, bir gece saat 23.00 sularında gelen o müjdeli haberle hayatının değiştiğini belirtti. Uygun organın bulunmasıyla aynı gece ameliyata alınan ve sadece 10 gün gibi kısa bir sürede taburcu edilen Bulat, 48 yaşında adeta yeniden doğduğunu ifade etti. Kendisine umut olan merhumun ailesine minnettar olduğunu belirten Bulat, bir kişinin vefatının ardından bağışlanan organların altı farklı insana hayat verdiğini hatırlatarak herkesi organ bağışına davet etti.
Nefes almayı bile özlemişti
Üç ay önce karaciğer nakli olan Osman Dere ise hastalığının zirve yaptığı dönemlerde günlük basit aktiviteleri bile yerine getirmekte zorlandığını paylaştı. Yürümekte güçlük çektiğini, nefes almanın bile bir mücadeleye dönüştüğünü ve karnındaki şişlik nedeniyle yaşam kalitesinin tamamen düştüğünü anlatan Dere, nakil sonrası yaşadığı iyileşme sürecini bir mucize olarak tanımladı. İlaçlarını düzenli kullanarak sağlığını korumaya devam eden Dere, organ bağışının yaygınlaşmasının sadece hastalar için değil, ailelerin huzuru için de kritik bir öneme sahip olduğunu vurguladı. Organ bağışının hayat kurtaran bir köprü olduğunu belirten Dere, bu bilincin toplumun her kesimine yayılması gerektiğini savundu.
Tıbbi başarı ve kadavradan nakil gerçeği
OMÜ Organ ve Doku Nakli Birimi Karaciğer Nakli Sorumlusu Doç. Dr. Oğuzhan Özşay, karaciğer yetmezliği yaşayan hastalar için naklin tek kesin cerrahi tedavi seçeneği olduğunu belirtti. Türkiye'de bekleme listesinde binlerce hastanın organ beklerken hayatını kaybettiğine dikkat çeken Özşay, canlı vericili nakillerin bir gereklilik haline geldiğini ancak ideal olanın kadavradan nakil olduğunu vurguladı. 2012 yılından bu yana hizmet veren merkezlerinin, özellikle 2018 yılından sonra büyük bir ivme kazandığını belirten Özşay, bugüne kadar 125 başarılı karaciğer nakli gerçekleştirdiklerini açıkladı. Orta ve Doğu Karadeniz Bölgesi'nin tek merkezi olarak büyük bir ekiple çalıştıklarını ifade eden Özşay, beyin ölümü gerçekleşen hastaların yakınlarının organ bağışı konusunda daha duyarlı olmalarının, bekleyen binlerce hasta için tek umut ışığı olduğunu sözlerine ekledi. Her bağışın yeni bir yaşam anlamına geldiğini belirten uzmanlar, vatandaşların bu konuda bilinçlenmesinin hayati bir sorumluluk olduğunu hatırlattı.