Samsun Şehir Hastanesi, sağlık alanındaki teknolojik ve cerrahi atılımlarına bir yenisini daha ekleyerek, tıp dünyasında kunduracı göğsü olarak bilinen pektus ekskavatum rahatsızlığı için kritik bir operasyonu başarıyla tamamladı. 17 yaşındaki Selçuk Avcı, uzun süredir yaşadığı ve yaşam kalitesini olumsuz etkileyen göğüs kafesi çöküklüğü şikayetiyle hastaneye başvurdu. Göğüs Cerrahisi Uzmanı Doç. Dr. Selçuk Gürz ve Dr. Öğr. Üyesi Necmiye Gül Temel tarafından gerçekleştirilen operasyon, hastanenin bu alandaki ilk NUSS prosedürü uygulaması olarak kayıtlara geçti. Genç hastanın göğüs kafesindeki derin çöküklüğü gidermek amacıyla vücuduna iki adet özel çelik alaşımlı bar yerleştirildi.
İleri seviye deformiteye kapalı müdahale
Selçuk Avcı'nın yaşadığı durumun oldukça ileri düzeyde bir şekil bozukluğu olduğunu belirten Doç. Dr. Selçuk Gürz, hastanın geçmişte farklı merkezlere başvurduğunu ancak nihai çözümün Samsun Şehir Hastanesi'nde bulunduğunu ifade etti. Gürz, operasyonun detaylarına ilişkin yaptığı açıklamada, hastanın göğüs kafesindeki çöküklüğün sadece estetik bir kaygı değil, aynı zamanda fonksiyonel bir sorun olduğunu vurguladı. Özellikle genç yaş grubunda görülen bu durumun, hastaların günlük hayatlarında çabuk yorulmalarına, kalp çarpıntısı yaşamalarına ve göğüs ağrısı çekmelerine neden olabildiğini belirtti. Kapalı yöntemle gerçekleştirilen bu müdahale sayesinde, açık ameliyatların getirdiği uzun iyileşme süreçlerinin geride kaldığı ve hastaların çok daha hızlı bir şekilde normal yaşamlarına dönebildikleri ifade edildi.
Karadeniz Bölgesi'nde yaygın bir sağlık sorunu
Uzmanlar, pektus ekskavatum rahatsızlığının Karadeniz Bölgesi'nde dikkat çekici bir sıklıkla görüldüğüne dikkat çekiyor. Her 300 doğumda bir karşılaşılabilecek kadar yaygın olan bu durum, genellikle 12 ile 17 yaş arasındaki ergenlik döneminde daha belirgin hale geliyor. Doç. Dr. Gürz, toplumdaki bilinç düzeyinin artması ve hekimlerin bu tür vakaları daha erken evrede teşhis etmesi sayesinde, tedavi planlamalarının çok daha başarılı sonuçlar verdiğini dile getirdi. Her ne kadar müdahaleler genellikle ergenlik döneminde yoğunlaşsa da, 20'li ve 30'lu yaşlardaki yetişkin hastalara da bu cerrahi yöntemin başarıyla uygulanabildiği belirtiliyor. Selçuk Avcı'nın durumunda olduğu gibi, deformitenin derecesine göre kullanılan bar sayısı değişkenlik gösterebiliyor; ağır vakalarda tek bar yeterli gelmeyebiliyor.
Üç yıllık iyileşme süreci ve hastane yönetimi desteği
Ameliyatın ardından hastanın vücuduna yerleştirilen çelik alaşımlı barların, kemik yapısının kalıcı olarak düzelmesi için yaklaşık 2,5 ile 3 yıl arasında vücutta kalması planlanıyor. Bu sürenin sonunda gerçekleştirilecek küçük bir operasyonla barların çıkarılması ve tedavinin tamamen sonlandırılması hedefleniyor. Samsun Şehir Hastanesi'nde ilk kez uygulanan bu yöntemin hayata geçirilmesinde hastane yönetiminin sağladığı malzeme desteği büyük rol oynadı. Klinik tecrübelerini bu yeni teknolojiyle birleştiren cerrahi ekip, bundan sonraki süreçte de benzer şikayetlerle başvuran hastalara aynı standartlarda tedavi sunmayı hedefliyor. Operasyon sonrası kendini çok daha iyi hissettiğini belirten Selçuk Avcı ise, zayıflama sürecinde fark ettiği bu fiziksel sorundan kurtulmanın mutluluğunu yaşıyor.