Samsun'un İlkadım ilçesinde, Kılıçdede Mahallesi'nin dokusuna uygun şekilde restore edilmiş yaklaşık bir asırlık tarihi binada, tıp dünyasının geçmişine dair çok özel bir yolculuk yaşanıyor. Medikal Sanayi Kümelenme Derneği (MEDİKÜM) tarafından işletilen ve Orta Karadeniz Kalkınma Ajansı (OKA), Ondokuz Mayıs Üniversitesi, İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü ile Sağlık Bakanlığı'nın destekleriyle ayakta duran Cerrahi El Aletleri ve Sağlık Müzesi, 2026 yılının ilk sekiz ayında 14 bin ziyaretçiyi ağırlayarak büyük bir ilgi odağı oldu. Müze, sadece bir sergi alanı değil, aynı zamanda sağlık teknolojilerinin evrimini gözler önüne seren bir eğitim merkezi işlevi görüyor.
Tıp tarihinin izlerini taşıyan 275 ana eser
Koleksiyonunda 275 ana eseri barındıran müze, ziyaretçilerini 18. ve 19. yüzyılın tıbbi atmosferine götürüyor. Müze Arkeoloğu Begüm Aydın, özellikle sağlık çalışanlarının ve tıp öğrencilerinin müzeye gösterdiği yoğun ilginin kendilerini memnun ettiğini belirtiyor. Sergilenen parçalar arasında hasta taşıma sandalyeleri, ortez ve protezler, göz ölçümünde kullanılan optik cihazlar, kulak muayenesinde kullanılan diyapazonlar, kadın doğumda kullanılan tıbbi aletler ve çeşitli ortopedik ürünler yer alıyor. Geçmişte kullanılan bu aletlerin günümüz teknolojisiyle kıyaslanması, ziyaretçiler için oldukça öğretici bir deneyim sunuyor. Müze, bağış yoluyla koleksiyonunu genişletmeye devam ederken, yakın zamanda müzeye kazandırılan iki eski diş çekme pensi gibi parçalar, sağlık tarihinin her geçen gün daha da zenginleştiğini kanıtlıyor.
Savaşın ve yaşamın derin izleri
Müzenin en dikkat çekici bölümlerinden biri, yakın tarihimizin en önemli dönüm noktalarından biri olan Çanakkale Savaşı'na dair izler taşıyor. Savaş döneminde yaralı askerlerin taşınmasında kullanılan orijinal hasta taşıma sedyesi ve o döneme ait koltuk değnekleri, ziyaretçilere sağlık hizmetlerinin zorlu koşullarda nasıl yürütüldüğünü hatırlatıyor. Bunun yanı sıra, geçmişte sıtma ilacı üretiminde hammadde olarak kullanılan özel bir madde de müzenin en nadide parçaları arasında yer alıyor. Bu eserler, sadece cerrahi aletlerin değil, aynı zamanda eczacılık ve lojistik süreçlerin de tarihsel gelişimine ışık tutuyor.
Ziyaretçilerin en çok duraksadığı o vitrin
Müzenin en fazla merak uyandıran ve ziyaretçilerin önünde en uzun süre vakit geçirdiği bölüm ise Ondokuz Mayıs Üniversitesi Anatomi Anabilim Dalı Başkanlığı'nın izniyle sergilenen örneklerin bulunduğu vitrin oluyor. Özel bir sıvı içerisinde muhafaza edilen fetüsler ile bebek ve yetişkin kalpleri, insan anatomisinin gizemini ve tıp eğitiminin geçmişteki yöntemlerini gözler önüne seriyor. Müze Arkeoloğu Begüm Aydın, bu örneklerin kimsesiz bebeklere ait olduğunu vurgulayarak, müzenin bu yönüyle hem bilimsel hem de etik bir sorumluluğu yerine getirdiğini ifade ediyor. 2026 yılı içerisinde 14 bin kişiyi ağırlayan müze, Samsun'un kültürel ve bilimsel turizm potansiyeline önemli bir katkı sağlamaya devam ediyor.