Şanlıurfa’nın bereketli topraklarında yetişen ve kentin mutfak kültürünün en önemli parçası olan isot, bu yıl fiyatıyla gündeme oturdu. Geçtiğimiz yıl kilogramı 300 liradan alıcı bulan el yapımı isot, yaşanan maliyet artışlarının etkisiyle bu sezon 500 liraya yükseldi. Şehrin dört bir yanında kadınların büyük emek vererek hazırladığı, güneşin altında kurutulan kırmızı biberlerin dönüşüm süreci, bu yıl ekonomik dengeler nedeniyle farklı bir boyut kazandı.
Maliyet artışı alışkanlıkları değiştirdi
Geçtiğimiz yıl 15-16 lira bandında seyreden yaş kırmızı biberin kilogram fiyatı, bu sezon 34-35 lira seviyelerine kadar çıktı. Bu durum, geleneksel olarak her evde kendi isotunu yapma alışkanlığını da sekteye uğrattı. İsot satışı yapan esnaf Fevzettin Catın, yaşanan değişimi şu sözlerle özetliyor: Geçen yıl hemen hemen her hane kendi isotunu evinde hazırlıyordu, bu yüzden çarşıya olan talep daha sınırlıydı. Ancak bu yıl biber fiyatlarındaki ciddi artış, vatandaşları evde üretim yapmaktan vazgeçirdi. Artık insanlar zahmete girmek yerine doğrudan bizden hazır ürün almayı tercih ediyor.
Kalite ve lezzet arayışı sürüyor
Esnaf Catın, satışa sundukları ürünlerin kalitesine dikkat çekerek, hazırladıkları isotun zeytinyağı ile harmanlandığını, tuz oranının minimum seviyede tutulduğunu ve tohumdan arındırıldığını vurguluyor. Bu özenli hazırlık süreci, ürünün uzun süre bozulmadan saklanabilmesini sağlıyor. Fiyatlardaki artışa rağmen, isotun kendine has aroması ve kalitesi, hem yerel halkın hem de şehri ziyaret eden turistlerin ilgisini canlı tutmaya devam ediyor.
Gurbetçilerin isot mesaisi
Şanlıurfa’yı ziyaret edenler arasında bulunan ve Almanya’dan gelen Ferit Aktürk, kentin baharat kültürüne olan hayranlığını dile getiriyor. Aktürk, fiyatların geçen yıla göre çok büyük bir değişim göstermediğini düşünenlerden. Çiğ köfte tutkusu nedeniyle isot ve çeşitli baharatlardan yüklü miktarda alışveriş yapan Aktürk, poşetlerini doldurarak bu eşsiz lezzetleri Almanya’ya götüreceğini belirtiyor. Bir sonraki ziyaretine kadar yetecek kadar stok yaptığını ifade eden Aktürk, Urfa isotunun lezzetinin başka hiçbir yerde bulunmadığını vurguluyor.