Şırnak'ın Silopi ilçesinde yaşayan Sinem ve Senem Zeyrek isimli ikiz kız kardeşler, Yükseköğretim Kurumları Sınavı'nda (YKS) elde ettikleri dikkat çekici sonuçlarla hem ailelerini hem de çevrelerini gururlandırdı. Sayısal alanda 501 ve 511 puan gibi yüksek dereceler elde eden kardeşler, çocukluklarından beri kurdukları doktorluk hayaline ulaşmak için aynı üniversitenin Tıp Fakültesini tercih ederek eğitim hayatlarında yeni bir sayfa açtı. Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi'nde tıp eğitimi alacak olan ikizler, bu zorlu maratonu birbirlerine duydukları güven ve dayanışma sayesinde başarıyla tamamladılar. Silopi Anadolu Lisesi'nden mezun olduktan sonra iki yıl boyunca özel bir dershanede sınava hazırlanan kardeşler, çalışma disiplinlerini ve motivasyonlarını bir an olsun kaybetmeden hedeflerine odaklandılar.
Dayanışma ile Gelen Akademik Başarı
İkizlerin başarı hikayesinin temelinde, birbirlerinin eksiklerini tamamlama ve zor anlarda birbirlerine moral kaynağı olma prensibi yatıyor. Sinem Zeyrek, sınav sürecini değerlendirirken, çalışma motivasyonunun temelinde ülkeye faydalı bir birey olma isteğinin yattığını vurguluyor. Kardeşiyle birlikte geçirdiği iki yıllık mezuniyet sürecinde, anlamadıkları konuları birbirlerine anlatarak ve yapamadıkları soruları beraber çözerek ilerlediklerini belirten Sinem, bu sürecin sadece ders çalışmaktan ibaret olmadığını, aynı zamanda duygusal bir destek mekanizması kurduklarını ifade ediyor. Yoğun çalışma temposu içerisinde bazen motivasyonlarının düştüğü anlar olsa da, birbirlerini motive ederek bu süreci sağlıklı bir şekilde yönettiklerini dile getiriyor. Ayrıca, sadece ders odaklı bir yaşam sürmediklerini, haftanın bir gününü mutlaka hobilerine, dizi ve film izlemeye ayırarak zihinsel olarak dinlendiklerini de sözlerine ekliyor.
Ev Sorumlulukları ve Ders Çalışma Dengesi
Senem Zeyrek ise sınav sürecinde sadece akademik başarıya değil, aynı zamanda evdeki sorumluluklarına da odaklandıklarını belirtiyor. Sabahın erken saatlerinde babaları tarafından dershaneye bırakılan ikizler, akşam eve döndüklerinde gece saat 01.00 veya 02.00'ye kadar çalışmalarını sürdürdüler. Ancak bu yoğun tempo, ev işlerini yapmalarına veya ailelerine destek olmalarına engel teşkil etmedi. Senem, kardeşine bakmak, ev işlerine yardımcı olmak ve ailevi sorumlulukları yerine getirmek gibi günlük hayatın getirdiği zorunlulukları, ders çalışma disipliniyle birleştirdiklerini anlatıyor. Ailelerinin ve öğretmenlerinin kendilerine olan inancının, bu süreçteki en büyük motivasyon kaynakları olduğunu belirten Senem, gelecekte insanlara şifa dağıtan, unutulmaz birer doktor olma hayaliyle bu zorlukların üstesinden geldiklerini ifade ediyor.
Eğitimcilerin Gözünden İkizlerin Azmi
İkizlerin rehber öğretmeni Ramazan Değer, Sinem ve Senem'in elde ettiği başarının kesinlikle tesadüf olmadığını, aksine büyük bir sabır ve azmin sonucu olduğunu vurguluyor. İki yıl boyunca öğrencileriyle yakından ilgilenen Değer, onların sadece akademik olarak değil, karakter olarak da ne kadar fedakar olduklarına şahitlik ettiğini belirtiyor. Öğrencilerinin hastalık zamanlarında, evlerine misafir geldiğinde veya günlük hayatın getirdiği beklenmedik durumlarda bile ders çalışma disiplininden taviz vermediklerini, uykularından ve yemeklerinden fedakarlık ederek hedeflerine kilitlendiklerini ifade ediyor. Silopi şartlarında gösterdikleri bu üstün performansın, diğer öğrenciler için de büyük bir ilham kaynağı olduğunu belirten Değer, hem öğrencileri hem de onları bu süreçte destekleyen ailelerini tebrik ederek, gelecekte çok başarılı hekimler olacaklarına inancının tam olduğunu dile getiriyor. Bu başarı, sadece bir sınav sonucu değil, aynı zamanda iki kardeşin omuz omuza vererek zorlukları nasıl aşabileceklerinin somut bir kanıtı olarak kayıtlara geçti.