Anadolu'nun derinliklerinde saklı kalan ve Hitit krallarının dini ritüellerini gerçekleştirmek için akın ettiği Sarissa Antik Kenti, yeniden arkeoloji dünyasının gündemine oturmaya hazırlanıyor. Sivas'ın Altınyayla ilçesi Başören köyü sınırları içerisinde yer alan bu kadim yerleşim, 3 bin 500 yıllık geçmişiyle Hititlerin siyasi ve idari gücünü yansıtan en önemli merkezlerden biri olarak kabul ediliyor. Bölgede incelemelerde bulunan Sivas Valisi Yılmaz Şimşek, uzun süredir ara verilen kazı çalışmalarının 2027 yılı itibarıyla İstanbul Üniversitesi öncülüğünde tekrar başlatılacağını duyurdu. Bu gelişme, bölgenin kültürel mirasının korunması ve turizme kazandırılması adına atılan en somut adımlardan biri olarak değerlendiriliyor.

Tarihe ışık tutan tabletler ve sembolik eserler
Geçmiş dönemlerde gerçekleştirilen kazı çalışmaları, Sarissa'nın sadece bir yerleşim yeri değil, aynı zamanda Hitit medeniyetinin entelektüel ve sanatsal merkezi olduğunu kanıtlamıştı. Bölgede yürütülen arkeolojik faaliyetler sonucunda gün yüzüne çıkarılan 52 adet tarihi tablet, dönemin idari yapısına dair paha biçilemez bilgiler sunuyor. Bunun yanı sıra, Hitit kültürünü en iyi şekilde temsil eden ve bugün Sivas Arkeoloji Müzesi'nde sergilenen ikiz boğa Rhyton heykeli, antik kentin sanatsal zenginliğini gözler önüne seriyor. Vali Şimşek, bu eserlerin bölgenin tarihsel önemini pekiştirdiğini ve yeni kazı döneminde benzer bulgulara ulaşılmasının beklendiğini ifade etti.

İnanç ve mühendislik harikası bir merkez
Sarissa Antik Kenti'ni diğer yerleşimlerden ayıran en önemli özelliklerden biri, inanç ve mühendislik tarihine yaptığı katkılardır. 1993 ile 2005 yılları arasında yürütülen kazılarda ortaya çıkarılan 4 bin 600 metrekarelik devasa tapınak alanı, Hattuşa'dan gelen kralların Fırtına Tanrısı adına düzenledikleri görkemli törenlere ev sahipliği yapıyordu. Antik kentin bir diğer dikkat çekici unsuru ise tarihteki ilk su mühendisliği örneklerinden biri olarak kabul edilen Suppitassu Gölü'dür. Günümüzde hala varlığını koruyan bu gölet, Hititlerin su yönetimi konusundaki ileri düzeydeki yeteneklerini ve doğayla kurdukları kutsal bağı kanıtlar niteliktedir.

Yeni dönemde beklentiler yüksek
İstanbul Üniversitesi'nden Metin Hoca'nın öncülüğünde başlayacak olan yeni kazı dönemi, Hititlerin sosyal, dini ve idari yaşantısına dair eksik kalan parçaları tamamlamayı hedefliyor. Vali Şimşek, geçmişte bu bölgeye emek veren Prof. Dr. Andreas Müller Karpe ve ekibine teşekkürlerini ileterek, yeni dönem çalışmalarının bölgeyi bir açık hava müzesi haline getirme vizyonuna büyük katkı sağlayacağını belirtti. Sivas'ın kültürel turizm potansiyelini artıracak olan bu kazılar, sadece Türkiye için değil, dünya arkeoloji literatürü için de büyük bir önem taşıyor. Sarissa'nın toprak altında kalan sırları, 2027 yılından itibaren yeniden gün yüzüne çıkmaya başlayacak.


