Havadis | Sivas | Sivas'ta Fizyoterapinin Gizli Gücü: Sadece Egzersiz Değil, Yaşamın Kendisi

Sivas'ta Fizyoterapinin Gizli Gücü: Sadece Egzersiz Değil, Yaşamın Kendisi

Sivas Numune Hastanesi'nden Fizyoterapist Emrah Tüfekçi, 8 Eylül Dünya Fizyoterapi Günü'nde mesleğin bilinmeyen yönlerini ve modern rehabilitasyonun insan hayatındaki kritik rolünü detaylandırdı.

Sivas Numune Hastanesi'nden Fizyoterapist Emrah Tüfekçi, 8 Eylül Dünya Fizyoterapi Günü'nde mesleğin bilinmeyen yönlerini ve modern rehabilitasyonun insan hayatındaki kritik rolünü detaylandırdı.

Sivas'ta Fizyoterapinin Gizli Gücü: Sadece Egzersiz Değil, Yaşamın Kendisi
KAYNAK: İhlas Haber Ajansı

Sivas Numune Hastanesi bünyesinde görev yapan Fizyoterapist Emrah Tüfekçi, 8 Eylül Dünya Fizyoterapi Günü vesilesiyle yaptığı açıklamalarla, toplumda fizyoterapiye dair yerleşmiş olan dar kapsamlı algıyı kökten değiştirecek önemli değerlendirmelerde bulundu. Birçok kişinin fizyoterapiyi yalnızca basit egzersiz hareketlerinden ibaret bir süreç olarak gördüğünü belirten Tüfekçi, mesleğin aslında bireyin yaşam kalitesini merkeze alan, çok daha geniş ve kapsamlı bir sağlık disiplini olduğunu vurguladı. Hareketin yaşamın temel taşı olduğunu ifade eden uzman isim, fizyoterapinin temel amacının hareket ve fonksiyonel kapasitenin değerlendirilmesi, geliştirilmesi ve mümkün olan en üst seviyede korunması olduğunu belirtti.

Geniş Bir Uzmanlık Alanı ve Bireysel Bağımsızlık

Fizyoterapistlerin çalışma sahalarının sanıldığından çok daha geniş olduğunu dile getiren Emrah Tüfekçi, bu meslek grubunun kas-iskelet sistemi rahatsızlıklarından nörolojik hastalıklara, ortopedik rehabilitasyondan kardiyopulmoner rehabilitasyona kadar pek çok farklı alanda hayati bir rol üstlendiğini ifade etti. Tüfekçi, fizyoterapistlerin temel hedefinin sadece ağrıyı dindirmek veya kısıtlı hareketi artırmakla sınırlı kalmadığını, asıl amacın bireyin günlük yaşamına, bağımsızlığına ve hayata mümkün olduğunca aktif bir şekilde katılımına yardımcı olmak olduğunu belirtti. Sivas Numune Hastanesi'nde sunulan fizyoterapi hizmetlerinin, hastaların klinik durumlarına göre özelleştirilmiş farklı ortamlarda gerçekleştirildiğini söyleyen Tüfekçi, ayaktan rehabilitasyon süreçlerinde hastalarla birebir çalışarak fonksiyonel kapasitelerini geliştirdiklerini ve günlük yaşam aktivitelerine daha kolay adapte olmalarını sağladıklarını dile getirdi.

Yatan Hastalarda Rehabilitasyonun Kritik Önemi

Yatan hastalar için rehabilitasyon sürecinin hastaneye yatış anıyla başladığını ve taburculuk sonrasında da devam edebilen uzun soluklu bir yolculuk olduğunu vurgulayan Tüfekçi, özellikle uzun süre yatağa bağımlı kalan hastalarda hareketliliğin korunmasının, kas gücünün desteklenmesinin ve bağımsızlığın mümkün olduğunca artırılmasının büyük önem taşıdığını belirtti. Fizyoterapinin sadece manuel uygulamalarla sınırlı kalmadığını, gelişen teknolojilerle birlikte rehabilitasyon süreçlerinde modern yöntemlerden de etkin bir şekilde yararlanıldığını ifade eden uzman isim, robotik sistemlerin ve elektroterapi uygulamalarının tedavi programlarına entegre edildiğini açıkladı. Robotik rehabilitasyon sistemlerinin, hastaya tekrarlı, kontrollü ve güvenli hareket eğitimi sunarak iyileşme sürecini desteklediğini belirten Tüfekçi, elektroterapi uygulamalarının ise ağrı kontrolü ve kas aktivasyonunun desteklenmesi gibi amaçlarla kullanıldığını ifade etti.

Yaşam Kalitesini Artıran Modern Dokunuşlar

Yoğun bakım ünitelerinde hastaların mümkün olduğunca erken ve güvenli bir şekilde mobilize edilmesinin, solunum fonksiyonlarının desteklenmesinin ve uzun süreli hareketsizliğe bağlı gelişebilecek komplikasyonların azaltılmasının fizyoterapistlerin en önemli görevlerinden biri olduğunu belirten Tüfekçi, palyatif bakım süreçlerinde ise hedefin sadece fonksiyonu artırmak değil, hastanın konforunu, hareketliliğini ve yaşam kalitesini en üst düzeyde desteklemek olduğunu vurguladı. Fizyoterapinin hayatın her döneminde hareketin ve bağımsızlığın yanında olmak anlamına geldiğini belirten Tüfekçi, bir hastanın ilk adımını atması, yatağında daha bağımsız hareket edebilmesi veya nefesinin rahatlaması gibi küçük görünen kazanımların, aslında büyük bir bağımsızlığın başlangıcı olduğunu ifade etti. Hareketin olduğu her yerde yaşamın da var olduğunu belirten Tüfekçi, tüm meslektaşlarının 8 Eylül Dünya Fizyoterapi Günü'nü kutlayarak, sağlıklı ve bağımsız bir yaşam için emek veren tüm fizyoterapistlere teşekkürlerini iletti.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız