Sivas’ta Ali Ağa Camii’nin haziresinden her gün yüzlerce kişi gelip geçiyor. Ancak çoğu insan, hemen yanı başındaki mezarda Türk edebiyatının usta kalemlerinden Peyami Safa’nın babası şair İsmail Safa’nın yattığından habersiz. Sivas Cumhuriyet Üniversitesi’nden Prof. Dr. Süheyla Yüksel, bu sessiz tarihin gün yüzüne çıkarılması gerektiğini söylüyor.
Sürgünden gelen acı son
İsmail Safa, 1900 yılında siyasi görüşleri ve İngiliz karşıtı gösterileri nedeniyle İstanbul’dan Sivas’a posta kâtibi olarak sürgün edildi. Zaten sağlık sorunlarıyla boğuşan Safa, zorlu şartlar altında görevine devam etmeye çalıştı. Ancak Sivas’ta bir kızını kaybeden ve büyük üzüntüler yaşayan şair, 1901 yılında hayata veda etti.
Mezarın izini sürmek
Cenazesi Garipler Mezarlığı’ndan Kongre Binası yanındaki camiye, oradan da bugünkü yerine taşındı. Bu taşınmalar sırasında mezar taşı kırıldı ve İsmail Safa uzun süre isimsiz bir şekilde yattı. Mezarın gerçek sahibi, Peyami Safa’ya gönderilen bir mektup ve fotoğrafla yıllar sonra kesinleşti. Bugün Sivas topraklarında misafir ettiğimiz bu değerli ismin hikayesi, şehrin edebiyat geçmişi adına önemli bir detay olarak yerinde duruyor.