Havadis | Sivas | Vücudun enfeksiyona karşı verdiği aşırı tepki ölümcül olabilir: Sepsis nedir ve nasıl önlenir?

Vücudun enfeksiyona karşı verdiği aşırı tepki ölümcül olabilir: Sepsis nedir ve nasıl önlenir?

Sivas Numune Hastanesi Yoğun Bakım Uzmanı Dr. Abdulvahap Aslan, 13 Eylül Dünya Sepsis Günü kapsamında yaptığı açıklamada, kanda enfeksiyon olarak bilinen bu ciddi durumun erken teşhisinin hayat kurtarıcı olduğunu vurguladı.

Sivas Numune Hastanesi Yoğun Bakım Uzmanı Dr. Abdulvahap Aslan, 13 Eylül Dünya Sepsis Günü kapsamında yaptığı açıklamada, kanda enfeksiyon olarak bilinen bu ciddi durumun erken teşhisinin hayat kurtarıcı olduğunu vurguladı.

Vücudun enfeksiyona karşı verdiği aşırı tepki ölümcül olabilir: Sepsis nedir ve nasıl önlenir?
KAYNAK: İhlas Haber Ajansı

Sivas Numune Hastanesi bünyesinde görev yapan Yoğun Bakım Uzmanı Dr. Abdulvahap Aslan, 13 Eylül Dünya Sepsis Günü vesilesiyle yaptığı değerlendirmelerde, halk arasında kanda enfeksiyon olarak bilinen sepsisin klinik açıdan ne kadar kritik bir tablo oluşturduğuna dikkat çekti. Vücudun herhangi bir enfeksiyon etkenine karşı verdiği düzensiz ve aşırı yanıt sonucunda ortaya çıkan organ fonksiyon bozukluğu olarak tanımlanan sepsis, günümüzde küresel ölçekte ciddi bir halk sağlığı sorunu olarak kabul ediliyor. Tedavi edilmediği takdirde hızla ilerleyerek ciddi organ hasarlarına ve hatta ölüme yol açabilen bu durum, her yıl dünya genelinde milyonlarca insanı etkileyerek sağlık sistemleri üzerinde büyük bir yük oluşturuyor.

Risk Grupları ve Belirtiler

Uzmanlar, sepsisin herkesi etkileyebileceğini ancak bazı grupların çok daha yüksek risk altında olduğunu belirtiyor. Özellikle bir yaşın altındaki bebekler, 65 yaş üzerindeki bireyler, kronik hastalığı olanlar ve bakıma muhtaç hastalar sepsis gelişimi açısından en hassas grupta yer alıyor. Diyabet ve hipertansiyon gibi kronik rahatsızlıkların da bu riski artırdığını ifade eden Dr. Aslan, hastalığın belirtilerinin her zaman özgün olmadığını, bu nedenle dikkatli olunması gerektiğini vurguluyor. Yüksek ateş, idrar yaparken yanma, idrar miktarında azalma, tansiyon düşüklüğü, halsizlik, yorgunluk ve bilinç değişiklikleri gibi bulgular, sepsis şüphesini beraberinde getiren önemli işaretler olarak öne çıkıyor. Özellikle yaşlı ve kronik hastalığı bulunan bireylerde bu belirtilerin görülmesi durumunda vakit kaybetmeden bir sağlık kuruluşuna başvurulması hayati önem taşıyor.

Erken Müdahalenin Tedavi Başarısındaki Rolü

Sepsis şüphesi oluştuğu anda klinik değerlendirme ve gerekli tetkiklerin hızla yapılması, tedavi sürecinin en kritik aşamasını oluşturuyor. Dr. Aslan, tedavideki en önemli basamaklardan birinin uygun antibiyotik tedavisinin mümkün olan en kısa sürede başlatılması olduğunu belirtiyor. Organ fonksiyon bozukluğu gelişen hastaların büyük çoğunluğu yoğun bakım ünitelerinde takip edilirken, hastanın klinik durumuna göre oksijen desteği, yüksek akımlı oksijen tedavisi, mekanik ventilasyon ve böbrek yetmezliği durumunda diyaliz gibi ileri organ destek tedavileri uygulanabiliyor. Erken dönemde fark edilen ve zamanında müdahale edilen vakalarda tedavi başarısının önemli ölçüde arttığı biliniyor.

Önleyici Tedbirler ve Farkındalık

Sepsisin bazı durumlarda önlenebilir bir durum olduğuna işaret eden uzmanlar, Sağlık Bakanlığı tarafından yürütülen aşılama programlarının düzenli uygulanmasının, kişisel hijyen kurallarına riayet edilmesinin ve enfeksiyonlardan korunmaya yönelik tedbirlerin alınmasının sepsis riskini azaltabileceğini belirtiyor. Hastane kaynaklı enfeksiyonların önlenmesi noktasında ise enfeksiyon kontrol komitelerinin yürüttüğü çalışmalar, uygun tedavi protokollerinin düzenlenmesi ve enfeksiyon kaynağının hızla kontrol altına alınması büyük önem taşıyor. Hem toplumun hem de sağlık çalışanlarının bu konuda farkındalığının artırılması, sepsisle mücadelede en etkili silah olarak görülüyor.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız