Bosna Savaşı sırasında işlediği soykırım ve insanlığa karşı suçlar nedeniyle uluslararası mahkemeler tarafından ömür boyu hapse mahkum edilen eski Sırp general Ratko Mladiç'in ölümü sonrası yaşananlar, diplomatik bir krize dönüştü. Mladiç için Sırbistan'ın başkenti Belgrad'da düzenlenen askeri tören, Türkiye'nin sert tepkisiyle karşılaştı. Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Öncü Keçeli, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklamada, bu törenin uluslararası hukuk ve vicdan nezdindeki karşılığını net bir şekilde ortaya koydu.
Geçmişin acılarını derinleştiren bir tutum
Sözcü Keçeli, yaptığı açıklamada, uluslararası mahkemelerce kesinleşmiş hükümlerle suçluluğu tescillenmiş bir ismin, cenaze töreni üzerinden kahramanlaştırılmaya çalışılmasının kabul edilemez olduğunu belirtti. Mladiç'in işlediği ağır suçların ve Bosna Savaşı'nda yaşanan büyük insani acıların bu şekilde istismar edilmesinin, mağdurların ve yakınlarının yaralarını yeniden kanattığına dikkat çekildi. Keçeli, bu tür girişimlerin sadece geçmişin inkarı anlamına gelmediğini, aynı zamanda bölgede yıllardır büyük bir emekle inşa edilmeye çalışılan barış ve uzlaşı iklimine de ciddi zararlar verdiğini ifade etti.
Balkanlar'da huzur arayışı ve ortak gelecek
Türkiye'nin Balkanlar'daki istikrar ve huzur vurgusunu yineleyen Dışişleri Bakanlığı, bölgenin geleceğinin geçmişten ders çıkarılarak kurulması gerektiğinin altını çizdi. Sözcü Keçeli, Balkan coğrafyasının ihtiyacının çatışma kültürünü besleyen bu tür sembolik adımlar değil, müreffeh ve ortak bir gelecek inşa etme iradesi olduğunu belirtti. Açıklamada, geçmişin karanlık sayfalarının yüceltilmesi yerine, bölge halklarının huzur içinde bir arada yaşayabileceği bir zeminin güçlendirilmesi gerektiği mesajı verildi.
Mağdurlara saygı ve anma mesajı
Diplomatik tepkinin yanı sıra, insani boyuta da vurgu yapan Keçeli, Bosna Savaşı'nda hayatını kaybeden masum insanları bir kez daha saygıyla andıklarını belirtti. Özellikle Srebrenitsa soykırımı kurbanlarının acısının hala taze olduğunu hatırlatan Dışişleri Bakanlığı, Türkiye'nin her zaman mağdurların yanında durmaya ve adaletin tecellisi için atılan adımları desteklemeye devam edeceğini vurguladı. Bu açıklama, Türkiye'nin bölgedeki barışçıl çözüm arayışlarına olan bağlılığını ve savaş suçlarına karşı takındığı tavizsiz tutumu bir kez daha teyit etmiş oldu.