Nevşehir'in Ürgüp ilçesinde düzenlenen Liberal Düşünce Kongresi'nde kürsüye çıkan Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, eğitim politikalarının sadece teknik başarı ve kariyer odaklı ilerlemesinin, insanlığın temel sorunlarını çözmekten uzak kaldığına dikkat çekti. Bakan Tekin, dünyada yaşanan savaşların, insan hakları ihlallerinin ve mazlum coğrafyalardaki acıların, eğitim sistemlerinin asli görevini yerine getirememesinden kaynaklandığını savundu. Eğitim bakanlıklarının sadece akademik başarıya odaklanarak asıl sorumluluklarını ihmal ettiğini belirten Tekin, barış ve demokrasiyi merkeze alan yeni bir eğitim anlayışının zorunlu olduğunu vurguladı.

Eğitimde nicelikten niteliğe geçiş süreci
Bakan Tekin, konuşmasında Türkiye'nin son yirmi yılda eğitim altyapısında gerçekleştirdiği devasa dönüşüme de değindi. 2002 yılında 350 bin civarında olan derslik sayısının bugün 750 bine ulaştığını, öğretmen sayısının ise 550 binden 1 milyon 200 bine çıktığını hatırlatan Tekin, bu kapasite artışının Türkiye'nin eğitimdeki uluslararası standartları yakalama çabasının bir parçası olduğunu ifade etti. Ancak bu fiziksel gelişimin, toplumsal barış ve demokrasiyle taçlandırılması gerektiğini belirten Bakan, AK Parti iktidarının ilk yıllarında atılan adımların bu vizyonun bir yansıması olduğunu dile getirdi. Özellikle Kürtçe özel öğretim kurslarının açılması gibi süreçlerin, o dönem için devrim niteliğinde olduğunu belirten Tekin, Türkiye'nin demokrasiyi misafir değil, ev sahibi olarak gören bir anlayışla hareket ettiğini söyledi.

İnanç özgürlüğü ve toplumsal kapsayıcılık
Toplumsal barışın sağlanması noktasında inanç gruplarının kendi değerlerini öğrenebilme hakkına büyük önem verdiklerini belirten Tekin, geçmişte yaşanan baskıların eğitim üzerindeki olumsuz etkilerine dikkat çekti. Sünni Müslümanların dini eğitim alma konusundaki taleplerinin yanı sıra, Alevi Bektaşi vatandaşların da kendi inançlarını öğretecek mekanizmalara sahip olmamasının bir eksiklik olduğunu ifade eden Bakan, bu konuda somut adımlar attıklarını açıkladı. Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli kapsamında Alevi Bektaşi kültürünü anlatan modüllerin hazırlandığını belirten Tekin, bu sürecin vatandaşların temel ihtiyaçlarını karşılama ve demokrasiyi güçlendirme gayesi taşıdığını vurguladı.

Halk eğitim merkezlerinde yeni dönem
Bakan Tekin, zorunlu eğitim kurumlarında yapılamayan bazı kültürel ve inançsal eğitimlerin, hayat boyu öğrenme alanları olan halk eğitim merkezlerinde hayata geçirildiğini belirtti. Bu kapsamda hazırlanan 12 farklı modülün, Alevi Bektaşi inancını ve kültürünü doğru kaynaklardan aktarmayı hedeflediğini söyleyen Tekin, bu modüllerin 13 yaş altı ve üstü gruplar için ayrı ayrı tasarlandığını ifade etti. Haziran ayı itibarıyla yürürlüğe giren bu çalışmaların, Türkiye'deki farklı kesimlerin kendilerini eğitim sistemi içerisinde daha rahat ifade edebilmeleri adına atılmış önemli bir adım olduğunu belirten Bakan, demokrasiyi güçlendirecek her türlü katkıya açık olduklarını sözlerine ekledi.