DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, başkent Ankara'da düzenlenen Parti Meclisi toplantısının açılışında yaptığı konuşmada, Türkiye'nin geleceğini yakından ilgilendiren çözüm süreçlerine dair dikkat çekici değerlendirmelerde bulundu. Bakırhan, mevcut durumun tıkandığına dair iddiaların gerçeği yansıtmadığını, sürecin kendi mecrasında ilerlediğini ancak bu ilerleyişin hızının ve niteliğinin kritik bir öneme sahip olduğunu ifade etti. Toplumsal beklentilerin karşılanması noktasında zamanın önemine dikkat çeken Bakırhan, atılması gereken adımların geciktirilmesinin toplumdaki umutları zayıflatarak yerini kaygılara bırakmasına neden olduğu uyarısında bulundu.

Sürecin ağırlığı ve toplumsal sorumluluk
Sürecin sadece belirli tarafların inisiyatifine bırakılmaması gerektiğini savunan Bakırhan, toplumsal dinamiklerin de bu sürece aktif katılım sağlamasının zorunluluk olduğunu belirtti. Bakırhan, çözüm arayışlarının sadece iktidar ve Kürt siyasi hareketi arasında sıkışıp kalmaması gerektiğini, geniş bir toplumsal mutabakatın şart olduğunu vurguladı. Sürecin ağırlığına uygun bir pratik sergilenmesi gerektiğini belirten Bakırhan, iktidarın toplumu rahatlatacak, güveni ve desteği artıracak somut adımları bir an önce atması gerektiğinin altını çizdi. Bu yaklaşımın, sürecin daha sağlıklı bir zeminde ilerlemesi için anahtar rol oynayacağını ifade etti.

Güvenlik odaklı bakış açısının değişimi
Kürt meselesinin geleneksel güvenlikçi yaklaşımlarla çözülemeyeceğini savunan Bakırhan, meselenin bir güvenlik dosyası olarak görülmesinin en büyük yanılgılardan biri olduğunu dile getirdi. Sorunun temelinde demokratikleşme eksikliği yattığını belirten Bakırhan, bu durumun bir sonuç olduğunu ve çözümün de ancak demokratikleşme ile mümkün olabileceğini savundu. Bakırhan, bu sürecin sadece bir kesimi değil, ekonomiden hukuka, sağlıktan siyasete kadar tüm Türkiye'yi ilgilendiren bir çıkış yolu olduğunu vurgulayarak, bu tarihi fırsatın heba edilmemesi gerektiğini belirtti.

Fırsatların değerlendirilmesi çağrısı
Konuşmasının sonunda sürecin bir pedal gibi sadece belirli tarafların çabasıyla yürütülemeyeceğini yineleyen Bakırhan, aksi takdirde kimsenin bu süreçten beklenen faydayı sağlayamayacağını ifade etti. Sürecin ilerlemesi için herkesin sorumluluk alması gerektiğini belirten Bakırhan, samimi bir yaklaşımla bu fırsatın değerlendirilmesi gerektiğini bir kez daha yineledi. İktidarın atacağı adımların, Türkiye'nin demokratikleşme yolculuğunda belirleyici olacağını kaydeden Bakırhan, sürecin ağırlığına uygun bir ciddiyetle hareket edilmesinin önemine vurgu yaparak sözlerini tamamladı.