CHP Grup Başkanı Faik Öztrak, TBMM'de düzenlediği basın toplantısında gündeme ilişkin kritik değerlendirmelerde bulundu. Öztrak, 'Terörsüz Türkiye' hedefi doğrultusunda Meclis'ten geçen Çerçeve Yasa'ya ilişkin partisinin tutumunu net bir dille ortaya koyarken, AK Parti'nin 25 yıllık iktidar performansını da uluslararası endeksler üzerinden eleştirdi. Öztrak'ın açıklamaları, sürecin takibi konusunda dört ana kriteri yeniden gündeme taşıdı.
Çerçeve Yasa'nın kabulünü "şartlı bir başlangıç" olarak nitelendiren Öztrak, sürecin başarıya ulaşması için Meclis iradesinin belirleyici olması gerektiğinin altını çizdi. Toplantıda ayrıca, terör örgütünün tasfiyesine yönelik atılacak adımların denetlenebilirliği ve bölgesel güvenlik dinamikleri de masaya yatırıldı.

25 YILLIK İKTİDAR PERFORMANSI ELEŞTİRİSİ
Öztrak, AK Parti'nin kuruluş yıl dönümü kutlamalarına göndermede bulunarak, partinin iktidarda kaldığı çeyrek asrın Türkiye'nin kalkınma hedefleri açısından yeterli bir süre olduğunu savundu. Konuşmasında uluslararası karşılaştırmalara yer veren Öztrak, aynı dönemde Güney Kore ve Polonya gibi ülkelerin ekonomik atılım gerçekleştirdiğini belirtti.
Türkiye'nin ise temel hak ve özgürlükler ile hukukun üstünlüğü alanlarında geriye gittiğini öne süren Öztrak, "Dünya Özgürlük Endeksi'nde Nijerya, Tanzanya ve Pakistan ile aynı ligde yer alıyoruz. Hukukun Üstünlüğü Endeksi'nde ise 143 ülke arasında 118'inci sıraya geriledik. 2014'te 59'uncu sırada olduğumuz düşünüldüğünde, tablonun vahameti daha net anlaşılıyor" ifadelerini kullandı.
SÜRECİN DÖRT KRİTERİ
Türkiye'nin jeostratejik açıdan kırılgan bir coğrafyada bulunduğunu hatırlatan Öztrak, Ukrayna ve Orta Doğu'da yaşanan gelişmelere dikkat çekerek, Türkiye'nin bu yeni düzenin kurucu aktörlerinden olması gerektiğini söyledi. Çerçeve Yasa'nın bu sürecin ilk adımı olduğunu belirten Öztrak, yasayı bir parti projesi değil, devlet projesi olarak desteklediklerini vurguladı.
Öztrak, sürecin kalıcı başarısı için takip edilmesi gereken dört temel kriteri şöyle sıraladı:
Terör örgütünün doğrulanabilir, denetlenebilir ve geri dönüşsüz biçimde silah bırakması ve örgütsel varlığının sona ermesi. Bu olmadan sürecin fiilen başlamaması gerektiğini belirtti.
Tüm yurttaşları kapsayan, demokrasi ve hukuk devleti ilkelerini esas alan reformların hayata geçirilmesi.
Bölge ülkelerindeki silahlı yapıların geleceğini de içeren, birbirine bağlantılı bölgesel güvenlik düzenlemesinin kurulması.
Dış güçlerin vekil yapılanmalar üzerinden bölgeye müdahalesini sınırlandıracak bir egemenlik stratejisinin oluşturulması.
Öztrak, bu sürecin milletin vicdanını yaralamaması gerektiğini vurgulayarak, "Şehit ailelerimizin ve gazilerimizin yüreğini sızlatacak bir sürecin başarıya ulaşması mümkün değildir" dedi.
ÜNİTER YAPI VURGUSU VE YARGITAY AÇIKLAMASI
Konuşmasında üniter devlet yapısına ve Anayasa'nın ilk dört maddesine olan bağlılığın altını çizen Öztrak, bu hususların kırmızı çizgileri olduğunu ifade etti.
Basın toplantısının ardından gazetecilerin sorularını yanıtlayan Öztrak, mutlak butlan davası kapsamında Yargıtay'a sunulan temyiz başvurusunun geri çekilmesiyle ilgili olarak, "Benim bildiğim kadarıyla başvuruda bulunan kişiler dilekçelerini geri çekti. Kurumsal olarak biz Yargıtay'a herhangi bir başvuru yapmadık" şeklinde konuştu.