CHP Genel Başkan Yardımcısı Orhan Sarıbal, parti genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında, 6 Eylül tarihinde kamuoyuyla paylaşılan 2027-2029 dönemini kapsayan Orta Vadeli Programı (OVP) sert bir dille eleştirdi. Sarıbal, iktidarın ekonomi yönetimini öngörüsüzlükle suçlayarak, açıklanan enflasyon hedeflerinin kağıt üzerinde kaldığını ve ekonomik gerçeklerle bağdaşmadığını vurguladı. Programın çok geniş verilerle ve karmaşık bir dille hazırlandığını belirten Sarıbal, bunun bir ekonomi planından ziyade algı yönetimi mekanizması olduğunu iddia etti.

Hedeflerdeki büyük sapma dikkat çekiyor
Sarıbal, hükümetin daha önceki programlarında yer alan hedeflerin nasıl hızla değiştiğine dikkat çekerek, 2025-2028 dönemini kapsayan bir önceki programda 2026 yılı enflasyon hedefinin yüzde 16 olarak belirlendiğini hatırlattı. Ancak yeni açıklanan 2027-2029 programında bu hedefin yüzde 28 seviyesine revize edildiğini belirten Sarıbal, bu durumun yüzde 100'e yakın bir sapma anlamına geldiğini ifade etti. Yaşanan bu büyük değişimin sadece bölgesel çatışmalar veya dışsal faktörlerle açıklanamayacağını savunan Sarıbal, mevcut ekonomi yönetiminin başarısızlığının tescillendiğini öne sürdü.

Enflasyon tahminleri gerçekçi bulunmadı
Yeni programda yer alan 2027 yılı için yüzde 21, 2028 yılı için yüzde 13,5 ve 2029 yılı için yüzde 9 oranındaki enflasyon hedeflerine değinen Sarıbal, bu rakamların tutmayacağını çok net bir şekilde dile getirdi. İktidarın enflasyonla mücadele konusunda inandırıcı bir yol haritası sunamadığını belirten Sarıbal, programın ekonomik istikrarı sağlamaktan uzak olduğunu savundu.
Tarım sektörü kaderine mi terk ediliyor?
Orta Vadeli Program'da tarım sektörüne ayrılan bütçenin yüzde 30 oranında düşürülmesine de tepki gösteren Sarıbal, bu durumu çiftçinin sonunun hazırlanması olarak nitelendirdi. Merkezi bütçeden faiz ödemelerine ayrılan devasa payı eleştiren Sarıbal, tarımsal girdi maliyetlerinin kontrol altına alınmadığını vurguladı. Mazot, gübre ve ilaç gibi temel girdi kalemlerinde çiftçiyi koruyacak bir düzenlemenin programda yer almadığını belirten Sarıbal, sözleşmeli tarım modelinin de güvencesiz olduğunu savundu. Çiftçinin maliyet artışları karşısında korunmadığını ve taban fiyat uygulamalarının belirsizliğini koruduğunu ifade eden Sarıbal, bu programın tarımsal üretimi desteklemek yerine üreticiyi daha da zor duruma sokacağını iddia etti.