Küresel enerji piyasalarında yaşanan dalgalanmalar ve Avrupa'da yeniden zirveye tırmanan doğal gaz fiyatları, enerji güvenliği ile dönüşümün birbirinden ayrılamayacağını bir kez daha gözler önüne serdi. İstanbul Finans Merkezi'nde düzenlenen İstanbul İklim Finansmanı Zirvesi'nde konuşan Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, dünyanın pandemi, jeopolitik gerilimler ve tedarik zinciri krizleriyle sarsıldığı bir dönemde, enerji arz güvenliğini sağlamanın her zamankinden daha zorlu bir sınav haline geldiğini ifade etti. Bakan Bayraktar, Türkiye'nin bu süreçteki stratejik yol haritasını, arz güvenliği, dışa bağımlılığın azaltılması ve 2053 Net Sıfır Emisyon hedeflerine ulaşma ekseninde kurguladıklarını vurguladı.
Geleceğin iklim gerçeklerine göre tasarlanan altyapı
Bakan Bayraktar, iklim değişikliğinin yarattığı aşırı hava olaylarının elektrik şebekeleri üzerindeki yıkıcı etkisine dikkat çekerek, bugünkü yatırımların geçmişin iklim verilerine göre değil, gelecek on yılların iklim gerçeklerine göre tasarlanması gerektiğini belirtti. Sel, fırtına ve orman yangınları gibi afetlerin üretim ve iletim hatlarını doğrudan tehdit ettiğini hatırlatan Bayraktar, iklim finansmanının sadece emisyon azaltımına değil, aynı zamanda altyapının iklim direncini artırmaya odaklanması gerektiğini savundu. Bu dönüşümün devasa bir finansman gerektirdiğini belirten Bakan, kamu kaynaklarının tek başına yeterli olmayacağını, özel sektör ve uluslararası finans kuruluşlarının sürece dahil edilmesi gerektiğini ifade etti.
Elektrifikasyon ve yenilenebilir enerjinin merkezinde nükleer güç
Türkiye'nin güneş, rüzgar, hidroelektrik ve jeotermal kaynaklar açısından sahip olduğu yüksek potansiyeli hatırlatan Bayraktar, önümüzdeki dönemde ulaşım ve sanayi başta olmak üzere tüm sektörlerde elektrik talebinin hızla artacağını öngördüklerini belirtti. Bu artan talebi karşılamak için yenilenebilir enerjinin yanı sıra nükleer enerjinin de vazgeçilmez bir baz yük kaynağı olduğunu vurgulayan Bakan, nükleer ve yenilenebilir enerjiyi birbirinin rakibi değil, temiz ve güvenli bir sistemin tamamlayıcı parçaları olarak gördüklerini dile getirdi. Ayrıca, 2024-2030 dönemini kapsayan enerji verimliliği eylem planları ile 20 milyar doların üzerinde bir yatırım hedeflediklerini, bir sonraki on yıl için ise çok daha iddialı planlar hazırladıklarını açıkladı.
Kritik mineraller için küresel yarış
Enerji dönüşümünün sadece üretim tesislerinden ibaret olmadığını, iletim ve dağıtım şebekelerinin daha akıllı, esnek ve güçlü hale getirilmesi gerektiğini belirten Bayraktar, batarya depolama sistemlerinin şebeke dengesindeki kritik rolüne değindi. Bakan, 1800'lü yıllardaki altına hücum dönemine benzer şekilde, günümüzde de kritik mineraller için küresel bir yarış yaşandığını ifade ederek, bu minerallere erişemeyen ülkelerin yapay zekadan sanayiye kadar pek çok alanda geride kalacağını belirtti. İstanbul Valisi Davut Gül'ün de katıldığı zirvede Bayraktar, doğru finansman mimarisi kurulduğu takdirde, Türkiye'nin daha rekabetçi bir ekonomi ve daha temiz bir gelecek inşa etme potansiyeline sahip olduğunu sözlerine ekledi.