İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun yargılandığı davada, hukuki savunma yapmak yerine şikayetçilerle girdiği sözlü atışmalar duruşmaların önüne geçti.
Yolsuzluk, rüşvet, irtikap ve siyasal casusluk gibi ağır suçlamalarla karşı karşıya olan Ekrem İmamoğlu'nun yargı süreci, hukuki bir zeminden ziyade karşılıklı tartışmalarla gündeme geliyor. Mahkeme salonunda somut delillerle iddialara yanıt vermesi beklenen İmamoğlu'nun, şikayetçilerle girdiği diyaloglar yargılama ciddiyetini tartışmaya açtı.
Osman Abi diyaloğu salonda gerilimi tırmandırdı
Davanın en dikkat çekici anlarından biri, "Osman Abi" olarak tanınan bir şikayetçi ile İmamoğlu arasında yaşandı. İmamoğlu'nun kendisine yönelttiği "Senden para istedim mi?" sorusuna muhatabından gelen "Evet, istedin" yanıtı salonda soğuk rüzgarlar estirdi. Bu cevap üzerine İmamoğlu'nun "Allah seni ıslah etsin" demesi, şikayetçinin "Allah asıl seni ıslah etsin" karşılığıyla sonuçlandı. Bu diyalog, savunma stratejisinin hukuki bir içerikten uzaklaştığı eleştirilerini beraberinde getirdi.
Mahkeme salonunda polemik uyarısı
Sadece "Osman Abi" ile yaşananlar değil, diğer şikayetçilerin de İmamoğlu'nun üslubuna yönelik tepkileri duruşmalara damga vurdu. Bir şikayetçinin, "Senin polemiklerin burada işlemez" diyerek İmamoğlu'nun tavrını eleştirmesi, mahkeme salonunun bir siyaset meydanı olmadığını bir kez daha gözler önüne serdi.
Hukukçular ve gözlemciler, İmamoğlu'nun mahkeme salonunda sergilediği bu agresif tutumun, davanın seyrini olumsuz etkilediği görüşünde birleşiyor. Sanık kürsüsünde bulunan bir ismin, iddialara karşı belge ve kanıt sunmak yerine ikili tartışmaları tercih etmesi, savunmanın inandırıcılığını zayıflatan bir unsur olarak değerlendiriliyor. Kamuoyu, İmamoğlu'nun bundan sonraki duruşmalarda polemikleri bir kenara bırakıp hukuki savunmaya odaklanıp odaklanmayacağını merakla bekliyor.