CHP Genel Başkan Yardımcısı Orhan Sarıbal, parti genel merkezinde gerçekleştirdiği basın toplantısında, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı'nı kutlayarak Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluş felsefesine dair önemli değerlendirmelerde bulundu. Sarıbal, Cumhuriyetin sadece bir yönetim biçimi değil, laiklik, demokrasi ve sosyal hukuk devleti ilkeleriyle bir bütün olduğunu vurguladı. Bu değerlerin birbirinden ayrılamayacağını ifade eden Sarıbal, bunları bir vücudun organları gibi bir bütün olarak görmenin zorunlu olduğunu belirtti. Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk'ün emanet ettiği bu değerlerin, ülkenin geleceği için vazgeçilmez bir temel oluşturduğunun altını çizdi.
Demokrasi ve temel haklar üzerine eleştiriler
Sarıbal, konuşmasının devamında günümüz Türkiye'sindeki demokrasi uygulamalarına dair sert eleştiriler getirdi. Demokrasinin sadece sandıktan ibaret olmadığını, ifade özgürlüğü, seçme ve seçilme hakkı ile eşit yurttaşlık gibi temel unsurları barındırması gerektiğini hatırlatan Sarıbal, mevcut durumda bu değerlerin ciddi bir erozyona uğradığını savundu. Halkın iradesiyle seçilen belediyelere kayyum atanması, vatandaşların sokaktaki yürüyüş ve ifade özgürlüklerinin kısıtlanması gibi örnekleri sıralayan Sarıbal, sosyal medya paylaşımları nedeniyle yüz binlerce kişi hakkında soruşturma açılmasının demokrasiyle bağdaşmadığını ifade etti. Demokrasinin temel insan haklarını koruyan ve büyüten bir yapı olması gerektiğini vurgulayan Sarıbal, mevcut yönetim anlayışında bu temel dinamiklerin yok sayıldığını iddia etti.
Sosyal devlet anlayışı ve ekonomik politikalar
Sosyal devlet kavramının sadece yoksullara sadaka dağıtmak olmadığını belirten Sarıbal, gerçek sosyal devletin vatandaşın onurunu koruyan ve 86 milyon yurttaşa insanca yaşam olanakları sunan bir sistem olduğunu dile getirdi. Yoksulluğun ve çaresizliğin siyasete malzeme edilmesine karşı çıkan Sarıbal, her yurttaşın eşit ve onurlu bir yaşam sürmesinin devletin temel sorumluluğu olduğunu belirtti. Konuşmasında Cumhuriyetin kuruluş yıllarındaki tarım ve sanayi politikalarına da değinen Sarıbal, o dönemde kurulan fabrikaların özelleştirilerek kapatılmasını eleştirdi. Atatürk dönemindeki kalkınma hamleleri ile bugünkü ekonomik tabloyu kıyaslayan Sarıbal, hükümetin izlediği politikaların ülkeyi geriye götürdüğünü savundu. Cumhuriyetin temel taşlarının korunması gerektiğini yineleyen Sarıbal, ülkenin yeniden bu değerler etrafında birleşmesi gerektiğini ifade ederek sözlerini noktaladı.