Edirne'de düzenlenen CHP Parti Okulu eğitimleri kapsamında teşkilat üyeleriyle bir araya gelen CHP Eğitim Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Yıldırım Kaya, siyasetin etik değerlerini derinden sarsan parti transferleri konusunu gündeme taşıdı. Kaya, özellikle belediye başkanları ve milletvekillerinin seçildikleri partiden ayrılarak başka bir siyasi oluşuma geçmelerini, seçmenin iradesine karşı yapılmış bir haksızlık olarak nitelendirdi. Siyasetin temelinde yatan güven unsurunun bu tür transferlerle zedelendiğini belirten Kaya, seçmenin şahıslara değil, partilerin sunduğu programlara ve ideolojilere oy verdiğini hatırlattı.

Siyasi ahlak ve transferlerin perde arkası
Kaya, mevcut siyasi atmosferde yaşanan bu kopuşların temelinde 12 Eylül döneminden kalma 2820 Sayılı Siyasi Partiler Kanunu'nun yattığını savundu. Söz konusu kanunun, iktidarlar tarafından kendi çıkarları doğrultusunda yıllardır değiştirilmediğini ifade eden Kaya, transferlerin önünü açan bu yasal boşluğun siyasi ahlakla bağdaşmadığını dile getirdi. Bir siyasetçinin fikir değiştirmesinin en doğal hakkı olduğunu ancak bu değişikliğin bedelinin seçmenin iradesi üzerinden ödenemeyeceğini belirten Kaya, şu çarpıcı ifadeleri kullandı: Eğer bir partiden seçildiyseniz ve o partiden ayrılma kararı aldıysanız, etik olan davranış görevinizi de bırakmaktır. Aksi takdirde, seçmenin size verdiği oyu kendi kişisel ajandanız için kullanmış, yani bir nevi seçmenin iradesini çalmış olursunuz. Bu durumun siyaseten kabul edilebilir hiçbir yanı yoktur.

Seçmenin onayı olmadan makam korunamaz
Siyasetin bir güven müessesesi olduğunu vurgulayan Yıldırım Kaya, parti değiştiren isimlerin seçmenlerine karşı dürüst olmaları gerektiğini belirtti. Kaya, bir siyasetçinin partisini değiştirmek istiyorsa, kendisine oy veren seçmen kitlesine dönüp durumu izah etmesi ve onay istemesi gerektiğini, eğer seçmen bu duruma onay vermiyorsa, o makamın artık o kişiye ait olmadığını savundu. Hangi partiden seçilirse seçilsin, başka bir partiye geçişin doğru olmadığını yineleyen Kaya, bu tür hamlelerin siyasi etik yasalarıyla tamamen engellenmesi gerektiğini ifade etti. Siyasetin sadece bir makam işgali değil, bir temsil görevi olduğunu hatırlatan Kaya, seçmenin oyunu alıp başka bir partiye kaçmanın ahlaki bir davranış olmadığını vurguladı.

Güçlendirilmiş parlamenter sistem için ortak akıl
Konuşmasının devamında yaklaşan seçim süreçlerine ve muhalefetin stratejisine de değinen Kaya, Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin tek dereceli yapısı nedeniyle artık hiçbir partinin tek başına hareket ederek başarıya ulaşmasının mümkün olmadığını belirtti. Mevcut iktidarın bile seçimlere tek başına girmediğini, beş farklı partiyle ittifak kurduğunu hatırlatan Kaya, CHP'nin de bu süreçte ortak akılla hareket etmesi gerektiğini savundu. Güçlendirilmiş parlamenter sisteme dönüşün ana hedef olması gerektiğini belirten Kaya, hiçbir partinin 'benim adayım bu, gelin destekleyin' deme lüksünün olmadığını, aksine ortak hedefler doğrultusunda ortak bir aday üzerinde uzlaşılması gerektiğini ifade etti. Bu rejimi değiştirme iradesine sahip olan tüm siyasi güçlerle birlikte yol yürümenin, Türkiye'nin geleceği için en sağlıklı yöntem olduğunu sözlerine ekledi.
