TBMM Genel Kurulu'nda kabul edilen yeni düzenleme ile sürücü adaylarını ve ehliyetini kaybedenleri kapsayan çok daha sıkı bir denetim mekanizması devreye giriyor.
Türkiye'de trafik güvenliğini en üst seviyeye taşımak amacıyla hazırlanan ve Meclis'ten geçen kanun teklifi, sürücü belgesi sisteminde köklü bir dönüşümün kapılarını araladı. Özellikle ilk kez direksiyon başına geçenleri ve geçmişte ehliyetini kaptıranları mercek altına alan yeni kurallar, hata payını minimize etmeyi hedefliyor.
İki yıllık aday sürücülük süreci
Yeni düzenlemeye göre, ehliyetini ilk defa alanlar veya iptal edilen belgesini geri almak için başvuranlar, iki yıl boyunca "aday sürücü" statüsünde kabul edilecek. Bu süreç, sürücülerin trafik kültürünü içselleştirmesi ve kurallara uyum alışkanlığı kazanması için bir deneme dönemi olarak kurgulandı. Uzmanlar, bu adımın cezalandırmadan ziyade, bilinçli bir sürücü profili oluşturmayı amaçladığını vurguluyor.
Ehliyetin iptaline yol açan ihlaller
Yeni sistemde, aday sürücülerin belirli kuralları ihlal etmesi durumunda ehliyetlerine doğrudan el konulacak. Özellikle alkollü araç kullanımı konusunda sıfıra yakın bir tolerans gösterilirken, 0,20 promil sınırının aşılması ehliyetin iptali için yeterli görülecek. Bunun yanı sıra; 75 ceza puanına ulaşılması, emniyet kemeri kullanımının üç kez ihmal edilmesi, yayalara yol verilmemesi ve dönüş kurallarının ihlali gibi durumlarda sürücü belgesi geçersiz sayılacak.
Yeniden ehliyet almanın zorlu yolu
Belgesi iptal edilen sürücülerin tekrar trafiğe çıkabilmesi ise artık çok daha zorlu bir sürece bağlı olacak. Sürücülerin yeniden ehliyet alabilmek için sadece kursa gitmeleri yeterli olmayacak; aynı zamanda psikoteknik değerlendirme raporu almaları ve psikiyatri muayenesinden geçerek uygunluk onayı almaları şart koşulacak. Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararları doğrultusunda Karayolları Trafik Kanunu'na entegre edilen bu düzenlemelerle, trafikteki denetimsizliğin önüne geçilmesi hedefleniyor.