Türk dünyasının ortak geleceğini inşa etmek adına atılan en somut adımlardan biri, Ankara'nın ev sahipliğinde Çankaya Köşkü'nde gerçekleşen kritik bir zirveyle hayata geçirildi. Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) çatısı altında faaliyet gösterecek olan Aile ve Kadın Konseyi'nin temellerini atmak üzere bir araya gelen devlet başkanlarının eşleri, bölgedeki aile yapısını güçlendirmek ve kadınların toplumsal hayattaki rollerini pekiştirmek için ortak bir irade beyanında bulundu. Emine Erdoğan'ın ev sahipliğinde düzenlenen 1. Yüksek Onur Kurulu Toplantısı, sadece diplomatik bir buluşma değil, aynı zamanda Türk coğrafyasındaki milyonlarca ailenin refahına dokunacak bir iş birliği platformunun başlangıcı olarak kayıtlara geçti.
Ortak değerler üzerinden yükselen yeni bir vizyon
Toplantıya katılan Özbekistan Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev’in eşi Ziroat Mirziyoyeva, Kırgızistan Cumhurbaşkanı Sadır Caparov’un eşi Aygül Caparova ve KKTC Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman’ın eşi Nilden Bektaş Erhürman, Türk dünyasının ortak tarih ve kültür mirasının, aile kurumunu korumak için en büyük güç kaynağı olduğunu vurguladı. Ziroat Mirziyoyeva, kadınların tarih boyunca üstlendikleri öncü rollere dikkat çekerek, bugünkü nesillerin de aynı sorumluluk bilinciyle hareket etmesi gerektiğini belirtti. Mirziyoyeva, özellikle dijital okuryazarlık, kadın girişimciliği ve büyükannelerin kültürel mirasının korunması gibi alanlarda somut projelerin hayata geçirilmesi için üç ana öneri sundu. Bu öneriler, sadece ekonomik bir kalkınma değil, aynı zamanda kültürel bir süreklilik hedefi taşıyor.
Şiddetle mücadele ve aile kurumunun korunması
Kırgızistan Cumhurbaşkanı Sadır Caparov’un eşi Aygül Caparova ise konuşmasında, aile içi şiddetin sadece bireysel bir sorun değil, toplumsal bir yara olduğunu vurgulayarak, bu konuda kararlı bir duruş sergilenmesi gerektiğini ifade etti. Kırgızistan'da uygulanan çocuk destek programlarından örnekler veren Caparova, kadınların hem aile içinde hem de iş hayatında desteklenmesinin, çocukların geleceği için hayati bir yatırım olduğunu belirtti. Şiddete maruz kalan kadınların sesinin duyulması ve onlara hukuki, psikolojik destek sağlanması noktasında ülkeler arası iş birliğinin önemine değinen Caparova, her çocuğun sevgiyle büyüdüğü bir toplum hayalini paylaştı. Nilden Bektaş Erhürman ise Türk dünyasının kültürel çeşitliliğinin bir zenginlik olduğunu belirterek, bu çeşitliliğin evrensel insan hakları ve çağdaş sosyal politikalarla harmanlanması gerektiğinin altını çizdi.
Kurumsal iş birliği için ilk somut adımlar
Zirve kapsamında düzenlenen ve Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş'ın moderatörlüğünü üstlendiği Kurucu Bakanlar Oturumu'nda, konseyin çalışma prensipleri ve izlenecek yol haritası detaylandırıldı. Bakan Göktaş, bu toplantının sadece bir istişare değil, aynı zamanda Aile ve Kadın Konseyi'nin kurumsal yapısını oluşturacak ilk yapı taşlarını temsil ettiğini belirtti. Yüksek Onur Kurulu'nun himayesinin, konseyin en büyük dayanağı olacağını ifade eden Göktaş, lider eşlerinin bu konudaki kararlılığının, Türk dünyasında aile ve kadın politikalarının geleceğini şekillendireceğini vurguladı. Ankara'da atılan bu adımlar, Türk devletlerinin birbirlerinden öğrenerek, ortak sorunlara ortak çözümler üreteceği yeni bir dönemin kapılarını aralıyor.