Türkiye'nin demografik yapısındaki değişim, siyasetin gündeminin en üst sıralarına yerleşti. MHP Aile, Kadın ve Sosyal Hizmet Politikaları tarafından düzenlenen Türk ve Türkiye Yüzyılında Demografik Dönüşüm ve Yaşlanan Nüfus Politikaları Çalıştayı, ülkenin gelecekte karşılaşacağı yaşlanma sorunlarına karşı bir yol haritası belirlemek amacıyla gerçekleştirildi. Parti genel merkezinde düzenlenen ve geniş bir katılımla gerçekleşen toplantıda, akademisyenler, milletvekilleri ve genel başkan yardımcıları bir araya gelerek konunun stratejik boyutlarını masaya yatırdı.

Yaşlı nüfus ilk kez çift haneli rakamlara ulaştı
Çalıştayın açılışında konuşan MHP Genel Başkan Yardımcısı Ahmet Selim Yurdakul, Türkiye'nin demografik tarihinde bir dönüm noktasına gelindiğini vurguladı. Yurdakul, yaşlı nüfus oranının yüzde 11,1 seviyesine yükselerek ilk kez çift haneli rakamlara ulaştığını ve bu durumun 9 milyon 583 bin kişiyi kapsadığını belirtti. Bu verilerin sadece istatistiksel bir artıştan ibaret olmadığını ifade eden Yurdakul, demografik dönüşümün ekonomik, sosyal ve stratejik açıdan çok boyutlu sonuçlar doğuracağına dikkat çekti. İşgücü arzındaki daralmadan sosyal güvenlik sisteminin dengesine, sağlık hizmetlerinden uzun dönemli bakım ihtiyaçlarına kadar geniş bir yelpazede yeni politikaların zorunlu hale geldiğini dile getirdi.
Bilimsel birikim devlet politikasına dönüşüyor
Yaklaşık dört aydır süren hazırlık sürecinde 80 bilim insanı, akademisyen ve uzman, sekiz ayrı çalışma masasında yoğun bir mesai harcadı. Yurdakul, bu sürecin bin 500 yıllık bir mesleki tecrübenin damıtılması anlamına geldiğini belirterek, bilim insanlarının ürettiği bilginin siyasi iradeyle birleşerek devlet politikasına dönüştürülmesinin önemini vurguladı. Ekonomik büyümenin insan kaynağı bileşeninin zayıflaması, girişimcilik kapasitesinin değişimi ve bölgesel nüfus kayıpları gibi risklerin, ancak bu tür kapsamlı ve bilimsel temelli çalışmalarla yönetilebileceği ifade edildi.

Yaşlılar toplumun yaşayan hafızasıdır
Konuşmasında yaşlılık meselesine sadece sosyal yardım perspektifinden bakılmaması gerektiğini savunan Yurdakul, yaşlıların dünün tecrübesini yarının evladına taşıyan birer köprü olduğunu belirtti. Yaşlıları yaşayan hafıza olarak tanımlayan Yurdakul, milletlerin hafızalarını kaybetmeleri durumunda sadece geçmişlerini değil, geleceklerini de yitirecekleri uyarısında bulundu. Bu çalışmanın, köküne bağlı ve yaşlısını milli varlığının ayrılmaz bir parçası olarak gören bir anlayışla Türk milletini geleceğe hazırlama çabası olduğunu ifade etti. Aile içindeki bakım yükünün artması ve kamu maliyesinin kuşaklar arası dengesinin korunması gibi kritik başlıklar, çalıştayın temel odak noktaları arasında yer aldı.