Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan savunma alanında iş birliğini bir üst seviyeye taşıdı. Mekke’de atılan imzalarla birlikte bölgedeki güç dengelerini değiştirecek "Mekke Ortak Savunma Anlaşması" yürürlüğe girdi. Bu hamle, uluslararası basında "Müslüman NATO’su" olarak yankı buldu.
Yeni ittifak neyi değiştiriyor
Anlaşma, taraflardan herhangi birine yönelik silahlı saldırıyı, üç ülkenin tamamına yapılmış bir saldırı kabul ediyor. Türkiye’nin askeri gücü, Pakistan’ın nükleer kapasitesi ve Suudi Arabistan’ın finansal olanakları artık tek bir çatı altında toplanıyor. Uzmanlar, bu yapının sadece askeri bir savunma değil, aynı zamanda ABD’nin bölgedeki güvenlik garantilerine karşı bir alternatif arayışı olduğunu vurguluyor. Özellikle İsrail basını, Suudi Arabistan’ın Washington’a olan bağımlılığını azaltmak için bu adımı attığını yazıyor.
Bölgesel dengeler ve Atina’nın tepkisi
Bu gelişme, Yunanistan cephesinde ciddi bir rahatsızlık yarattı. Atina’nın Suudi Arabistan ile yıllardır kurmaya çalıştığı stratejik ortaklığın bu anlaşmayla geri planda kaldığı yorumları yapılıyor. Türkiye’nin Körfez bölgesindeki askeri ve siyasi etkisinin artması, Yunanistan’ın bölgedeki diplomatik yatırımlarını boşa çıkarmış görünüyor. İttifakın kapısı, zamanla bölgedeki diğer ülkelerin katılımına da açık olacak. Önümüzdeki süreçte bu "savunma bloğunun" genişleyip genişlemeyeceği ve küresel güçlerin bu duruma nasıl tepki vereceği merak konusu.