Yeni Parti bünyesinde görev yapan İstanbul Milletvekili Özgür Karabat, siyasi kulislerde uzun süredir tartışılan ve CHP'den ayrılma sürecinde partinin TBMM hesaplarının boşaltıldığına yönelik ortaya atılan iddialara açıklık getirdi. Karabat, söz konusu finansal hareketliliğin tamamen grup kararı doğrultusunda gerçekleştiğini ifade ederek, milletvekillerinden alınan aidatların iade edilmesinin demokratik bir süreçle karara bağlandığını vurguladı. Meclis grup toplantısında sunulan bir önergenin, katılan tüm milletvekillerinin oy birliğiyle kabul edildiğini belirten Karabat, bu kararın Meclis İç Tüzüğü'ne uygun bir şekilde alındığını ve ilgili makamlara gerekli bildirimlerin yapıldığını kaydetti. Banka nezdinde yürütülen hukuk birimi görüşmeleri sonrasında paraların hak sahiplerine dağıtıldığını belirten Karabat, Yeni Parti'ye aktarım yapıldığı yönündeki iddiaların ise bağış süreciyle karıştırılmaması gerektiğini ifade etti.

Ekonomik tablonun perde arkası
TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu üyeleri olan İstanbul Milletvekili Özgür Karabat, Antalya Milletvekili Cavit Arı, Rize Milletvekili Tahsin Ocaklı, Manisa Milletvekili Ahmet Vehbi Bakırlıoğlu ve İzmir Milletvekili Ümit Özlale, Meclis'te düzenledikleri basın toplantısında 2027 yılı bütçesini ve piyasalardaki son gelişmeleri mercek altına aldı. Manisa Milletvekili Ahmet Vehbi Bakırlıoğlu, fon piyasalarında yaşanan krizin ekonomiye olan maliyetinin 90 ila 110 milyar dolar arasında değiştiğini öne sürdü. Mevcut bütçe planlamasının sanki ülkede büyük bir ekonomik kriz yaşanmamış gibi hazırlandığını savunan Bakırlıoğlu, 2023 yılında yaşanan deprem felaketinin ardından yapılan ek bütçe ve vergi artışlarını hatırlatarak, 2027 yılı bütçesinin gerçekçi hedeflerden uzak olduğunu iddia etti. Bakırlıoğlu, bütçe hedeflerinin tutmayacağını ve bu durumun ilerleyen dönemde ciddi ekonomik bedeller doğuracağını öngördüğünü belirtti.

Tahvil piyasasında alarm zilleri
İzmir Milletvekili Ümit Özlale ise fon piyasalarındaki çalkantıların şirket tahvilleri üzerindeki yıkıcı etkilerine dikkat çekti. Özlale, fonların tasfiyesine ilişkin mevcut tekliflerin yetersiz olduğunu savunarak, partisinin hazırladığı kanun teklifinin daha kapsamlı çözümler sunduğunu ifade etti. Şirket tahvillerinde çığ gibi büyüyen bir risk bulunduğunu belirten Özlale, bu alanda acil önlem alınmaması durumunda finansal sistemin daha büyük bir problemle karşı karşıya kalacağını dile getirdi. Yanlış istikrar programları nedeniyle finansman maliyetlerinin yükseldiğini ve krediye erişimin zorlaştığını belirten Özlale, şirket tahvillerinin sağlıklı bir finansman kaynağı olmaktan çıkarılıp ateşin içerisine atıldığını savundu. Yerli ve yabancı yatırımcının küstürüldüğü bir süreçten geçildiğini vurgulayan Özlale, tahvil piyasasındaki bulaşıcı etkinin engellenmesi için daha fazla çalışma yapacaklarını belirtti.
Siyasi tartışmaların odağındaki aidat süreci
Özgür Karabat, TBMM hesapları üzerindeki tartışmaları sonlandırırken, paraların sadece Yeni Parti'ye değil, partiden ayrılmayan milletvekillerine de dağıtıldığını hatırlattı. Karabat, bu tür finansal işlemlerin şeffaflık ilkesi çerçevesinde yürütüldüğünü ve herhangi bir usulsüzlük iddiasının gerçeği yansıtmadığını savundu. Yeni Parti'ye yapılan bağışların ise bu iade sürecinden bağımsız bir irade olduğunu belirten Karabat, siyasi faaliyetlerin finansmanında her zaman yasal çerçeveye bağlı kaldıklarını ifade etti. Milletvekillerinin kendi aidatları üzerindeki tasarruf haklarını kullandıklarını belirten Karabat, bu durumun siyasi bir polemik konusu yapılmasının yanlış olduğunu sözlerine ekledi. Toplantı boyunca Yeni Partili vekiller, hem bütçe disiplini hem de piyasa güvenliği konularında hükümeti sert bir dille eleştirirken, kendi iç süreçlerine dair iddiaları da hukuki bir dille yanıtlamayı tercih etti.