Dünya Atletizm Birliği tarafından Gold Label kategorisinde tescillenen ve her yıl binlerce sporcuyu bir araya getiren Türkiye İş Bankası 48. İstanbul Maratonu, bu yıl da büyük bir heyecana sahne oldu. Asya'dan Avrupa'ya uzanan eşsiz parkurda ter döken atletler, kıyasıya bir mücadelenin ardından Sultanahmet Meydanı'nda kurulan sahnede başarılarını taçlandırdı. Organizasyonun finalinde gerçekleştirilen ödül törenine Türkiye Atletizm Federasyonu Başkanı Ahmet Karadağ, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Nuri Aslan, Genel Sekreter Prof. Dr. Volkan Demir, Gençlik ve Spor İl Müdürü Seyda Dursun ve Spor İstanbul Genel Müdürü Bilge Donuk katılım göstererek sporcuların mutluluğuna ortak oldu.
Rekor kıranlara ek prim desteği
Maratonun genel klasmanında dereceye giren sporcular için oldukça cömert bir ödül havuzu oluşturuldu. Erkekler ve kadınlar kategorilerinde ipi göğüsleyen birincilere 50'şer bin dolar, ikincilere 20'şer bin dolar ve üçüncülere 10'ar bin dolar para ödülü takdim edildi. Toplamda 190 bin doların dağıtıldığı yarışta, erkekler kategorisinde parkur rekorunun kırılması büyük bir coşkuyla karşılandı ve bu başarıya imza atan sporculara 5'er bin dolarlık ek prim verildi.
Yerli sporculara özel teşvik
Organizasyon komitesi, uluslararası başarının yanı sıra Türk atletlerin gelişimini desteklemek adına yerel bir ödül sistemi de uyguladı. Yarışmayı ilk beş sırada tamamlayan Türk sporculara toplamda 500 bin lira tutarında ödül dağıtıldı. Ayrıca engelleri aşarak parkuru başarıyla tamamlayan tekerlekli sandalye koşucuları da unutulmadı; bu kategoride birinciye 40 bin, ikinciye 35 bin ve üçüncüye 30 bin lira ödül verilerek sporun kapsayıcılığı bir kez daha vurgulandı.
Gelecek yıllara taşınan başarı
Tören, dereceye giren tüm sporcuların katılımıyla gerçekleştirilen toplu fotoğraf çekimiyle sona erdi. 48. kez düzenlenen bu dev organizasyon, hem profesyonel atletlerin performanslarıyla hem de dağıtılan toplam ödül miktarıyla spor dünyasında dikkat çekmeye devam ediyor. İstanbul'un tarihi dokusunda gerçekleşen bu maraton, sadece bir yarış değil, aynı zamanda sporun birleştirici gücünü simgeleyen uluslararası bir marka değeri olarak her yıl daha geniş kitlelere ulaşmayı başarıyor.