Son yıllarda çevremizde daha erken yorulan, daha sık hastalanan veya yorgun düşen gençleri daha çok görüyoruz. Bilim insanları uzun süredir üzerinde çalıştıkları bu durumu nihayet verilerle kanıtladı. Vücudumuzun takvim yaşından bağımsız olan biyolojik yaşı, modern yaşamın getirdiği yüklerle birlikte beklenenden daha hızlı ilerliyor.
BİYOLOJİK YAŞ NEDEN YÜKSELİYOR
Washington Üniversitesi’nden araştırmacılar, İngiltere ve ABD’deki 160 binden fazla kişinin sağlık verilerini inceleyerek organların ve metabolizmanın gerçek yaşını hesapladı. Analizler, 1990’lı yıllarda doğanların, 1960’larda doğanlara göre biyolojik olarak çok daha hızlı yaşlandığını gösteriyor. Beslenme düzenindeki bozukluklar, fiziksel hareket azlığı, kronik stres ve uyku problemleri vücudun iç mekanizmasını erkenden yıpratıyor.

SAĞLIĞIMIZI NASIL TEHDİT EDİYOR
Bu hızlı yaşlanma süreci sadece dış görünüşle sınırlı kalmıyor. Araştırma, biyolojik yaşı ilerleyen bireylerde erken yaşta kanser görülme riskinin de ciddi oranda arttığını ortaya koyuyor. Genetik faktörler bir yere kadar etkili olsa da, yaşam tarzı seçimleri vücudun hücresel düzeyde erken "ihtiyarlamasına" neden oluyor. Uzmanlar, modern yaşamın getirdiği bu tempoyu yavaşlatmadığımız sürece sağlık sistemlerinin gelecekte çok daha ağır yüklerle karşılaşacağını öngörüyor. Şimdi kendine sorman gereken soru şu: Vücudunu gerçekten kaç yaşında hissediyorsun?