İstanbul Sanayi Odası'nın açıkladığı 2025 yılı 500 Büyük Sanayi Kuruluşu araştırması, savunma ve havacılık sektörünün küresel pazarlardaki yükselişini gözler önüne serdi.
Türkiye'nin savunma ve havacılık alanındaki öncü firmaları, üretim güçlerini uluslararası arenada başarıya dönüştürmeye devam ediyor. İstanbul Sanayi Odası (İSO) tarafından hazırlanan 2025 yılı Türkiye'nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu raporu, sektörün sadece yurt içindeki değil, dış pazarlardaki hakimiyetini de tescilledi. Araştırmada yer alan 13 savunma şirketinden 11'i, toplamda 6 milyar 773 milyon dolarlık ihracat başarısına imza attı.
Sektörel liderlik ARCA'nın oldu
Listenin zirvesinde, 2 milyar 916 milyon doları aşan ihracat rakamıyla ARCA Savunma yer aldı. Genel ihracat sıralamasında Türkiye genelinde 5'inci sıraya yerleşen şirket, üretim kapasitesini modern harp sahasının ihtiyaçlarına göre şekillendiriyor. Türk Silahlı Kuvvetleri'nin gereksinimlerini önceliklendiren ARCA, elde ettiği bu devasa geliri yeni fabrika yatırımları ve ileri üretim teknolojileri için kullanmayı hedefliyor.
Devler ilk 30'da buluştu
Sektörün diğer önemli oyuncuları da İSO 500 listesinde üst sıralardaki yerlerini korudu. Türk Havacılık ve Uzay Sanayii (TUSAŞ), 1 milyar doları aşan ihracatıyla genel sıralamada 14'üncü olurken, üretimden net satışlarda savunma sanayi şirketleri arasında liderliği elinde tuttu. Kara aracı üreticisi Otokar 891 milyon dolarla 17'nci, ROKETSAN 733 milyon dolarla 22'nci ve ASELSAN 492 milyon dolarla 29'uncu sırada yer alarak ilk 30 içerisindeki savunma sanayii ağırlığını pekiştirdi.
Geniş ekosistem dış pazarlarda büyüyor
Savunma sanayii sadece ana yüklenicilerle değil, alt sistem üreticileriyle de küresel pazarda varlık gösteriyor. Alp Havacılık, Nurol Makina, Samsun Yurt Savunma Sanayii, MKE, HAVELSAN ve BMC Otomotiv gibi şirketler, havacılık parçalarından yazılım çözümlerine kadar uzanan geniş bir yelpazede Türkiye'nin ihracatına güç katıyor. Bu tablo, savunma sanayiinin artık sadece bir üretim sektörü değil, aynı zamanda Türkiye'nin ekonomik büyümesinde stratejik bir kaldıraç görevi gördüğünü kanıtlıyor.