Türkiye, Mayıs 2026'da 27,15 milyar kWh elektrik üreterek önemli bir başarıya imza attı. Hidroelektrik santralleri tek başına bu üretimin yüzde 43'ünü üstlenirken, güneş ve rüzgar enerjisinin toplam payı yüzde 22,5'e tırmandı. Bu veriler, ülkenin enerji üretiminde yerli ve temiz kaynaklara ağırlık verdiğini net bir şekilde ortaya koyuyor.

Elektrik üretimi
Türkiye son 23 yılda enerji ithalatına 1,1 trilyon dolar ödedi. Bu devasa rakam, cari açığın 1,5 katına denk geliyor. Özellikle ulaşım sektöründe petrole bağımlı olmak, ekonomiyi her dönem savunmasız bırakıyor. Elektrikli araçlar ise bu noktada bir çıkış yolu sunuyor. Bugün yollarda 420 bini aşkın elektrikli otomobil var ve bu sayının 2035'te 5 milyonu aşması bekleniyor. Her 1 milyon elektrikli araç, ülkenin fosil yakıt ithalatını yıllık 900 milyon dolar azaltma potansiyeli taşıyor.

Vergi politikaları dönüşümü yavaşlatıyor
Enerji dönüşümü hızla devam etse de elektrikli araçlar üzerindeki ÖTV oranlarının yüzde 25’e çıkarılması, kullanıcıları ve sektörü zorluyor. Avrupa ülkeleri vergi muafiyetleri ve teşviklerle dönüşümü hızlandırırken, Türkiye'de yüksek vergiler bu geçişi yavaşlatan bir unsur olarak öne çıkıyor. Uzmanlar, vergi teşviklerinin cari açığı kapatmada stratejik bir silah olabileceğini savunuyor. Önümüzdeki 15 yıl içinde yollardaki elektrikli araç sayısının 10 milyonu aşacağı tahmin edilirken, şarj altyapısının da buna paralel olarak büyümesi bekleniyor.

