Tokat'ın Niksar ilçesinde tarımsal üretimin en önemli kalemlerinden biri olan ve bölgede beyaz altın olarak nitelendirilen coğrafi işaretli cevizlerde hasat heyecanı yaşanıyor. Geçtiğimiz yıl mevsimsel şartların olumsuz seyretmesi ve yaşanan don olayları nedeniyle ciddi ürün kayıpları yaşayan üreticiler, bu yıl bahçelerinden gelen bereketli haberlerle moral buldu. Bölgenin iklimi ve toprak yapısı sayesinde kendine has bir aromaya ve lezzet profiline sahip olan Niksar cevizi, bu sezon hem miktar hem de kalite açısından beklentileri karşılamaya aday görünüyor. Hasat döneminin başlamasıyla birlikte bahçelerde hummalı bir çalışma temposu hakim olurken, üreticiler ürünlerini en iyi şekilde pazara sunmak için yoğun çaba sarf ediyor.
Modern yöntemlerle hasat ve işleme süreci
Hasat işlemleri sırasında geleneksel yöntemlerin yerini büyük oranda teknolojik imkanlar alıyor. Üreticiler, traktörlere bağlanan özel sarsıcı makineler yardımıyla ağaçları titreşim yöntemiyle silkeleyerek cevizlerin yere dökülmesini sağlıyor. Yere düşen ürünler, vakit kaybetmeden toplanarak yeşil kabuklarından arındırılmak üzere özel işleme makinelerine taşınıyor. Bu aşamadan sonra güneş gören geniş alanlara serilen cevizler, doğal yollarla kurutulmaya bırakılıyor. Kurutma işleminin ardından titizlikle ayıklanan ve sınıflandırılan ürünler, tüketicilere ulaşmak üzere paketlenmeye hazır hale getiriliyor. Üretimin her aşamasında kalite standartlarını korumak, Niksar cevizinin marka değerini sürdürülebilir kılmak adına büyük önem taşıyor.
Tarladan sofraya uzanan katma değerli üretim
İlçede uzun yıllardır ceviz üretimi ve fidan yetiştiriciliği yapan Halis Yılmaz, bu yılki hasadın geçen yıla kıyasla çok daha verimli geçtiğini vurguluyor. Yılmaz, 2026 yılı hasat döneminin hem verim hem de kalite açısından yüz güldürücü olduğunu belirterek, geçen yıl yaşanan don zararının etkilerinin bu sezon geride kaldığını ifade ediyor. Niksar cevizinin 2010 yılında aldığı coğrafi işaretin sorumluluğunu taşıdıklarını dile getiren Yılmaz, bu özel aromayı korumak için büyük bir titizlikle çalıştıklarını belirtiyor. Kendi işletmelerinde yaklaşık 10 bin ceviz ağacı bulunduğunu aktaran Yılmaz, anaçlardan fidan üretimine, hasattan paketlemeye kadar sürecin her aşamasında yer alarak tarladan sofraya uzanan bir değer zinciri oluşturduklarını kaydediyor. Niksar ve çevresinde bu yıl toplamda yaklaşık 2 bin ton civarında bir rekolte beklentisi bulunuyor.
Türkiye'nin dört bir yanına uzanan lezzet köprüsü
Üretilen cevizler sadece yerel pazarda değil, Türkiye'nin dört bir yanındaki büyük şehirlere de ulaştırılıyor. Antalya'dan Muğla'ya, İstanbul'dan Ankara'ya, İzmir'den Gaziantep'e kadar pek çok kente gönderilen Niksar cevizleri, tüketicilerden yoğun ilgi görüyor. Bu yılki fiyat beklentilerinin 200 ile 250 lira bandında seyredeceğini öngören üreticiler, ürünün tüketiciye ulaşmadan önce geçirdiği uzun ve zahmetli süreçlerin altını çiziyor. Sadece toplama işlemiyle bitmeyen bu süreçte, çürük veya zayıf olanların ayıklanması gibi detaylar, ürünün kalitesini belirleyen en önemli unsurlar arasında yer alıyor. Ceviz kabuğunun içinde adeta bir altın saklı olduğunu ifade eden üreticiler, bu değerli ürünün hem ilçe ekonomisine hem de kadın istihdamına sağladığı katkının altını çiziyor. Chandler, Fernor ve Niksar 1 gibi farklı türlerin yetiştirildiği bahçelerde, temel hedefin üretim miktarını artırırken kalite çıtasını da her geçen gün daha yukarıya taşımak olduğu belirtiliyor.