Avrasya Üniversitesi Ömer Yıldız Yerleşkesi, 27 Ekim Dünya Ergoterapi Günü vesilesiyle düzenlenen anlamlı bir etkinliğe ev sahipliği yaptı. Sağlık Bilimleri Fakültesi Ergoterapi Bölümü tarafından organize edilen panelde, mesleğin sadece fiziksel bir iyileşme süreci değil, aynı zamanda bireylerin yaşam kalitesini doğrudan etkileyen bütüncül bir yaklaşım olduğu vurgulandı. Etkinlik, akademik dünyanın teorik bilgisi ile sahadaki pratik deneyimleri bir araya getiren önemli bir platform oluşturdu.
Yaşamın içindeki küçük anlara dokunuş
Ergoterapi Bölüm Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Tuğçe Yılmaz, yaptığı konuşmada mesleğin temel felsefesini günlük yaşamın içinden örneklerle açıkladı. Yılmaz, insanların hayatlarını sürdürürken en basit görünen rutinlerden bile kopabildiklerini belirterek, sabah kahvesini kendi başına içebilmenin veya yardımsız giyinebilmenin bir birey için ne kadar kıymetli olduğunu hatırlattı. Ergoterapinin, bu sıradan görünen ancak hayatın ta kendisi olan anları kişilere geri kazandıran bir bilim ve sanat dalı olduğunu ifade etti.
Bütüncül bir iyileşme perspektifi
Programın açılış konuşmasını gerçekleştiren Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Yavuz Özoran ise ergoterapinin sadece kas ve eklem hareketleriyle sınırlı bir tedavi yöntemi olmadığını belirtti. Prof. Dr. Özoran, ergoterapistlerin bireylere sadece tıbbi bir teşhisle yaklaşmadığını, onların hayallerini ve başarmak istediklerini merkeze aldığını ifade etti. Bir ergoterapistin hastasına neyin var sorusundan ziyade, hayatında neleri başarmak istiyorsun sorusunu yönelterek zihinsel, duygusal ve fiziksel dünyayı bir bütün olarak kucakladığını dile getirdi.
Saha deneyimleri öğrencilerle buluştu
Akademik konuşmaların ardından panel, alanında uzmanlaşmış isimlerin katılımıyla devam etti. Cennet Kumru İnce, İlayda Türk, Nurten Bilgin, Esma Kılıç ve Yusuf Yılmaz gibi deneyimli ergoterapistler, mesleki birikimlerini ve sahadaki farklı çalışma alanlarını öğrencilerle paylaştı. Genç adayların yoğun ilgi gösterdiği panel, soru-cevap bölümünün ardından günün anısına kesilen pasta ile sona erdi. Bu tür etkinliklerin, ergoterapi mesleğinin toplumda hak ettiği değeri görmesi ve görünürlüğünün artması adına kritik bir rol oynadığı bir kez daha tescillenmiş oldu.