Karadeniz'in bereketli topraklarında yetişen ve bölge ekonomisinin can damarı olan fındıkta hasat sezonunun sona ermesiyle birlikte, üreticilerin alışkanlıklarında köklü bir değişim yaşanıyor. Yıllardır ürünlerini doğrudan tüccara teslim etmeye alışkın olan üreticiler, artık fındığını işlenmiş bir şekilde değerlendirmenin yollarını arıyor. Bölgedeki kırım, kavurma ve paketleme tesislerinde yaşanan yoğunluk, bu değişimin en somut göstergesi olarak dikkat çekiyor. Artık üreticiler, fındığını sadece bir hammadde olarak değil, katma değerli bir ürün olarak piyasaya sunmanın avantajlarını yaşıyor.
Tüccara Satmak Yerine İşletmek Daha Kârlı
Ortahisar ilçesinde faaliyet gösteren fındık işleme tesisi sahibi Mustafa Dereköylü, bu sezon ticari amaçla getirilen fındık miktarında ciddi bir artış gözlemlediklerini ifade ediyor. Dereköylü, vatandaşların artık fındığını tüccara satmak yerine tesislerde kırdırıp, kavurtup, fındık ezmesi haline getirerek iç piyasada doğrudan satışa sunduğunu belirtiyor. Bu yöntemin üreticiye sağladığı ekonomik katkı ise oldukça dikkat çekici. Fındığın randımanına ve cinsine göre değişmekle birlikte, üreticiler bu yöntemle yüzde 40'tan başlayıp yüzde 100'e, hatta bazı durumlarda yüzde 200'e varan oranlarda kâr elde edebiliyor. Özellikle gurbetçilerin ve yerel üreticilerin, hediyelik veya ticari amaçlı olarak paketlenmiş iç fındığa olan ilgisi, tesislerin çalışma temposunu zirveye taşıyor.
Randımanlı Bir Sezon ve Kalite Vurgusu
Bu yılın fındık kalitesi hakkında da değerlendirmelerde bulunan Dereköylü, mevsimsel yağışların hasat sürecini 10-15 gün kadar geciktirdiğini ancak sonuçların oldukça tatmin edici olduğunu vurguluyor. Yüksek kesimlerdeki fındıkların randıman açısından oldukça başarılı olduğunu belirten işletmeci, deniz seviyesine yakın bölgelerde ise randımanın biraz daha düşük kaldığını ifade ediyor. Özellikle yüksek rakımlı bölgelerin serin ve yağışlı iklimi, fındığın kalitesini ve aromasını doğrudan olumlu etkiliyor. Türk fındığının dünya genelindeki eşsiz konumuna dikkat çeken Dereköylü, dünyanın farklı ülkelerinde fındık üretimi yapılsa da, Karadeniz'in sunduğu lezzet ve aroma kalitesinin hiçbir yerde yakalanamayacağının altını çiziyor.
Emanetçilik Dönemi Tarihe Karışıyor
Fındık sektöründeki en önemli değişimlerden biri de emanetçilik sisteminin hızla gerilemesi. Üreticilerin artık kendi ürününü işleyip satmayı öğrenmesiyle birlikte, fındığı tüccara emanet bırakma alışkanlığının yarı yarıya azaldığı gözlemleniyor. Mustafa Dereköylü, bu bilinçlenme sürecinin önümüzdeki üç beş yıl içinde emanetçilik sistemini neredeyse tamamen bitireceğini öngörüyor. Vatandaşın artık kendi ürününün değerini bildiğini ve satma cesaretini kazandığını belirten Dereköylü, bu durumun sektördeki geleneksel ticaret yapısını kökten değiştireceğini ifade ediyor. Kendi fındığını işleyerek pazara sunan üretici, hem emeğinin karşılığını daha iyi alıyor hem de Türk fındığının katma değerini artırarak bölge ekonomisine daha fazla katkı sağlıyor.