Son günlerde bir gemide yaşanan toplu vakalarla gündeme gelen hanta virüsü, kamuoyunda endişe yarattı. İnsanlar yeni bir küresel salgınla karşı karşıya olup olmadığımızı merak ederken, uzmanlar panik yapmamamız gerektiğini vurguluyor.
Virüsün türleri ve risk farkı
KTÜ Farabi Hastanesi'nden Prof. Dr. Gürdal Yılmaz, hanta virüsünün aslında yıllardır bilinen bir enfeksiyon olduğunu belirtiyor. Gemide görülen vakalar akciğerleri etkileyen ve ölüm riski yüksek olan bir türe ait. Türkiye'de ise yıllardır rastlanan formlar daha çok böbrekleri etkiliyor. Üstelik ülkemizdeki bu türün tedaviye yanıt verme ihtimali, gemideki vakalara göre çok daha yüksek. Türkiye'de görülen vakalar Balkanlar ve Karadeniz bölgesinde yaygın olan, daha hafif seyirli tiplerden oluşuyor.
Bireysel önlemlerle korunmak mümkün
Hanta virüsü, Kırım Kongo Kanamalı Ateşi gibi viral bir enfeksiyon. Yılmaz, viral hastalıkların her zaman bir tehdit barındırdığını ancak mevcut durumun büyük bir salgın habercisi olmadığını ifade ediyor. Korunmak için toplu alanlarda maske takmak ve el hijyenine dikkat etmek hala en etkili yöntem. Batı Nil virüsü gibi örneklerde olduğu gibi virüsler zamanla bölgeler arası hareket edebiliyor. Bu yüzden bireysel önlemler, sağlığımızı korumak için en güçlü silahımız olmaya devam ediyor.