Tunceli genelinde küçükbaş hayvancılıkla uğraşan üreticiler, son yılların en büyük iş gücü krizlerinden biriyle karşı karşıya. Geçtiğimiz yıl 130 bin lira seviyelerinde seyreden çoban maaşları, bu yıl 150 bin liraya kadar yükselmesine rağmen aranan personel bir türlü bulunamıyor. Yaylalarda hayvanların bakımı, beslenmesi ve sağımı gibi kritik süreçleri yürütecek kimseyi bulamayan besiciler, sektörün sürdürülebilirliğini tehdit eden bu durum karşısında çaresiz kalmış durumda. Üreticiler, yüksek maaşların yanı sıra yemek, sigara ve barınma gibi tüm temel ihtiyaçları karşılamalarına rağmen, çalıştırdıkları kişilerin kısa süre sonra işi bırakıp gitmesinden şikayetçi. Özellikle yabancı uyruklu çobanların istikrarsızlığı, işletmelerin operasyonel süreçlerini tamamen durma noktasına getiriyor. Hayvanlarının bakımını bizzat üstlenmek zorunda kalan üreticiler, artan yem ve ilaç maliyetlerinin üzerine bir de iş gücü açığı eklenince, elde ettikleri gelirin giderlerini karşılamakta yetersiz kaldığını belirtiyor.
Yüksek Maaş Tekliflerine Rağmen İstikrar Sağlanamıyor
Pülümür ilçesindeki Ferhat Çayırı Yaylası'nda hayvancılık faaliyetlerini sürdüren Mehmet Demir, yıllardır süregelen bu sorunun artık dayanılmaz bir boyuta ulaştığını ifade ediyor. Demir, yıl boyunca iki çobanla çalışmak zorunda olduklarını belirterek, yerli personel bulmanın imkansız hale geldiğini, bu yüzden genellikle yabancı uyruklu işçilere yöneldiklerini anlatıyor. Ancak bu çözümün de geçici olduğunu vurgulayan Demir, aylık 100 ile 150 bin lira arasında değişen maaşlara rağmen çalışanların sözlerinde durmadığını ve kısa sürede işi terk ettiklerini dile getiriyor. Üreticinin tüm masrafları üstlenmesine rağmen yaşanan bu sadakatsizlik, hayvancılık sektöründeki belirsizliği daha da artırıyor.
Nesilden Nesile Aktarılan Meslekte Yolun Sonu mu?
Atadan dededen kalma bir mesleği sürdürmeye çalışan üretici Önder Erdoğan ise durumun vahametini, gelir-gider dengesinin tamamen bozulmasıyla açıklıyor. Erdoğan, çocukluğundan beri içinde olduğu bu sektörde, çobanların yeme içme masraflarının dahi üretici tarafından karşılandığını, buna ek olarak ödenen yüksek maaşların işletme bütçesini zorladığını belirtiyor. Erdoğan, bu kadar yüksek maliyetlere rağmen hala çoban bulamamanın, küçükbaş hayvancılığın geleceği için büyük bir risk oluşturduğuna dikkat çekiyor. Sadece maaş ödemekle kalmayıp, çobanın tüm yaşam maliyetini üstlenen üreticiler, bu şartlar altında kâr etmenin imkansız olduğunu savunuyor.
Sektörel Çöküş Riski ve Resmi Çözüm Beklentisi
Tunceli Damızlık Koyun ve Keçi Yetiştiricileri Birliği Başkanı Zeynel Erdoğan ise sorunun sadece maaşla ilgili olmadığını, yapısal bir krizle karşı karşıya olduklarını vurguluyor. Birlik Başkanı Erdoğan, çoban maaşlarının 120 bin ile 145 bin lira arasında değiştiğini, bazı büyük işletmelerin dört çoban birden çalıştırmak zorunda kaldığını ifade ediyor. Eğer bu sorun resmi bir zeminde çözüme kavuşturulmazsa ve yem ile ilaç maliyetlerindeki artış durdurulamazsa, önümüzdeki on yıl içinde bölgedeki hayvan varlığında ciddi bir düşüş yaşanacağı öngörülüyor. Üreticiler, devletin bu iş gücü krizine yönelik somut adımlar atmasını ve hayvancılığı destekleyecek kalıcı çözümler üretmesini bekliyor. Aksi takdirde, bölgenin en önemli geçim kaynaklarından biri olan küçükbaş hayvancılığın tamamen yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalacağı belirtiliyor.