Tunceli'de Munzur Üniversitesi Çocuk Gelişimi Bölümü öğrencisi Gülistan Doku'nun 5 Ocak 2020 tarihinde sırra kadem basmasıyla başlayan ve yıllardır süren belirsizlik, yeni bir hukuki tartışmayı beraberinde getirdi. Genç kızın kaybolmadan önce çalıştığı kafeye dair yürütülen incelemelerde, olayın aydınlatılması için hayati önem taşıyan iç mekan güvenlik kamerası görüntülerinin soruşturma dosyasında bulunmadığı tespit edildi. Dosyada yalnızca kafenin giriş ve çıkış noktalarını gösteren sınırlı kayıtların yer alması, arama ve soruşturma sürecindeki ihmal iddialarını yeniden gündeme taşıdı.

Kamera sistemini kuran firma doğruladı
Olayın yaşandığı dönemde işletmenin sahibi olan şahıs, jandarma tarafından tanık sıfatıyla yeniden alınan ifadesinde çarpıcı detaylar paylaştı. İş yerinde üst kat dahil olmak üzere toplamda 15 civarında güvenlik kamerası bulunduğunu belirten eski işletmeci, soruşturmanın ilk aşamasında bu kameraların varlığını kolluk kuvvetlerine bildirdiğini vurguladı. Ancak bu kayıtların dosyaya dahil edilip edilmediği veya neden eksik bırakıldığı konusu hala gizemini koruyor. Kafenin güvenlik sistemini kuran teknik şirketin sahibi de benzer bir ifade vererek, işletmeye üst katı da kapsayacak şekilde 15 kamera yerleştirdiklerini teyit etti. Bu durum, özellikle şüpheli Mustafa Türkay Sonel'in o tarihte kafenin üst katında bulunup bulunmadığının tespit edilmesini imkansız kılıyor.

Kritik çalışma alanına dair iz yok
Gülistan Doku'nun kayboluşundan bir gün önce, 4 Ocak 2020 tarihinde eski erkek arkadaşı Zeinal Abakarov ve ailesinin oturduğu binanın zemin katındaki kafeye giriş ve çıkış yaptığına dair görüntüler dosyada mevcut. Ancak Doku'nun asıl çalışma alanı olan ve sorumluluğunu üstlendiği üst kata dair hiçbir görüntünün dosyada yer almaması, olayın seyrini değiştirebilecek kanıtların kaybolduğu şüphesini güçlendiriyor. İş arkadaşları, Doku'nun o dönemde kafenin üst katında görevli olduğunu ve vaktinin büyük kısmını orada geçirdiğini belirtiyor. Bu eksiklik, soruşturmanın derinleştirilmesi aşamasında en büyük engellerden biri olarak öne çıkıyor.

Özel ekip 150 kilometrelik alanda tarama yapıyor
Adalet ve İçişleri bakanlıklarının talimatıyla kurulan 30 kişilik özel ekip, Tunceli Cumhuriyet Başsavcısı Ebru Cansu'nun koordinasyonunda çalışmalarını titizlikle sürdürüyor. Jandarma Arama Kurtarma (JAK) ve JASAT timlerinin yer aldığı bu ekip, daraltılmış baz istasyonu verileri ve şüphe uyandıran noktalar üzerinde yoğunlaşıyor. Yer altı görüntüleme cihazlarının da kullanıldığı arama faaliyetleri, yaklaşık 150 kilometrelik geniş bir alana yayılmış durumda. Öte yandan, Tunceli ve Erzurum cumhuriyet başsavcılıkları tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, aralarında eski bürokratlar, emniyet mensupları ve sivil şahısların da bulunduğu 38 kişi tutuklanmış durumda. Gülistan Doku'nun akıbetine dair ipuçları arayan ekipler, tüm bu eksikliklere rağmen çalışmalarını kararlılıkla devam ettiriyor.

