Türkiye, uzun yıllardır yürüttüğü kararlı terörle mücadele stratejisini uluslararası arenada bir kez daha en üst düzeyde dile getirdi. Brüksel'de gerçekleştirilen Türkiye-Belçika Üçlü Bakanlar Toplantısı, iki ülke arasındaki güvenlik iş birliğinin geleceği açısından kritik mesajlara sahne oldu. İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ve Adalet Bakanı Akın Gürlek'in katılımıyla gerçekleşen görüşmelerde, terör örgütlerinin Avrupa topraklarındaki faaliyetlerine yönelik Türkiye'nin beklentileri açık bir dille ifade edildi. Toplantı, terörle mücadele, organize suçlar ve düzensiz göç gibi bölgesel güvenliği doğrudan etkileyen başlıkları masaya yatırdı.

Terör örgütlerine sağlanan müsamaha son bulmalı
Bakan Çiftçi, terörle mücadelenin sadece ulusal değil, küresel bir sorumluluk olduğunu belirterek, hiçbir ülkenin kendi topraklarını başka bir devletin güvenliğini tehdit eden yapılar için güvenli bir alan haline getirmemesi gerektiğini vurguladı. PKK, FETÖ, DEAŞ ve DHKP-C gibi örgütlerin Avrupa'daki varlığına dikkat çeken Çiftçi, bu yapıların silahlı eylem yapmasalar dahi finansman sağlama, militan devşirme ve propaganda faaliyetlerini sürdürdüklerini hatırlattı. Özellikle PKK'nın fesih söylemlerinin istismar edilmemesi gerektiğinin altını çizen Bakan, Belçika'dan bu örgütlere müzahir kuruluşların kapatılmasını ve iade taleplerinin ivedilikle karşılanmasını beklediklerini belirtti. Türkiye'nin terörsüz bir gelecek vizyonu doğrultusunda attığı adımların, uluslararası toplumdan gelecek samimi bir iş birliğiyle taçlanması gerektiği ifade edildi.

FETÖ ve organize suç şebekeleri mercek altında
FETÖ'nün Belçika'yı bir sığınak olarak kullanma çabalarına karşı sert uyarılarda bulunan Bakan Çiftçi, örgütün okulları ve sivil toplum kuruluşları üzerinden yürüttüğü dolandırıcılık, rüşvet ve ihaleye fesat karıştırma gibi suçlara dikkat çekti. FETÖ mensuplarının sahte belgelerle iltica sistemini suistimal etmesinin kabul edilemez olduğunu belirten Çiftçi, bu konuda daha sıkı denetimler talep etti. Öte yandan, siber dünyayı etkin kullanan yeni nesil organize suç örgütlerinin Avrupa genelindeki tehdidine de değinildi. Türk vatandaşlarının liderliğindeki suç şebekelerinin yalnızca Türkiye'de değil, Avrupa'nın genelinde de faaliyet gösterdiğini belirten Çiftçi, kolluk kuvvetleri arasında operasyonel istihbarat paylaşımının artırılmasının hayati önem taşıdığını ifade etti. Adalet Bakanlıkları ve İnterpol birimleri arasındaki yakın iş birliğinin, suçluların iadesi sürecini hızlandıracağı vurgulandı.

Düzensiz göçle mücadelede adil yük paylaşımı çağrısı
Toplantının bir diğer önemli gündem maddesi olan düzensiz göç konusunda ise Türkiye'nin sergilediği insani duruş ve sınır güvenliği politikaları öne çıkarıldı. Yaklaşık 3,6 milyon yabancıya ev sahipliği yapan Türkiye'nin, göçü kaynağında önleme stratejisiyle hareket ettiği belirtildi. Bakan Çiftçi, düzensiz göçle mücadelenin ancak adil bir yük paylaşımı ve uluslararası dayanışma ile başarıya ulaşabileceğini ifade etti. Türkiye'nin artık bir transit ülke olmaktan çıktığını ve sınır güvenliğinde gösterdiği kararlılıkla göç akışını büyük oranda engellediğini belirten Çiftçi, Avrupa Birliği ülkeleriyle yapılacak iş birliğinin gönüllü geri dönüşleri desteklemesi ve yeniden yerleştirme kotalarının artırılması gerektiğini savundu. Toplantı, terör ve organize suçlarla mücadelede samimi bir dayanışmanın, bölgenin geleceği için tek çözüm yolu olduğu mesajıyla sona erdi.

