Girne'den Taşucu'na doğru yola çıkan ve içerisinde mürettebat dahil 267 kişinin bulunduğu katamaran tipi yolcu gemisi, 30 Ağustos 2026 tarihinde öğleden sonra denize açıldıktan kısa bir süre sonra büyük bir facianın eşiğine geldi. Geminin su almaya başladığı ve yolcuların kaptana geri dönmeleri için yalvardığı o korku dolu anlar, gemideki yolcular tarafından cep telefonuyla saniye saniye kaydedildi. Görüntülerde, geminin su aldığına dair çığlıklar ve kaptana yönelik acil geri dönüş çağrıları net bir şekilde duyuluyor.

Sarsıntıyla Başlayan Kabus
Kazadan sağ kurtulmayı başaran Serkan Kunduracı, gemideki atmosferi ve yaşananları şu sözlerle aktardı: Gemi hareket ettikten sonra denizin durumunun farkında değildik ancak Mersin rotasına döndüğümüzde şiddetli bir sallantı başladı. Geminin altından gelen yüksek sesler ve ardından gelen sarsıntılar, yolcular arasında büyük bir paniğe yol açtı. İkinci sarsıntıyla birlikte zeminden su fışkırmaya başladığında, insanlar geminin durdurulması için bağırmaya başladı. Personel başlangıçta bir conta gevşemesi olduğunu ve endişelenecek bir durum bulunmadığını söylese de, suyun şiddeti arttıkça mürettebat da durumu kontrol edemez hale geldi. Gemi manevra yapmaya çalıştığı sırada yan yatmaya başladı ve koridorda bulunan yolcular için kaçış imkanı kalmadı.

Deniz Ortasında Yaşam Mücadelesi
Geminin yan yatmasıyla birlikte alt kısımlarda kalan yolcuların büyük bir kısmı sular altında kaldı. Kunduracı, yaşadığı zorlu kurtuluş anlarını şu şekilde anlattı: Suyun içinde ağırlaşan kıyafetlerimizle çıkışa ulaşmak imkansız gibiydi. Yanımdaki çocukların ve annelerinin yardım çığlıklarını duymak çok acıydı, ancak kendi gücüm bile yetersiz kalıyordu. Bir yolcunun camı kırması sayesinde dışarı çıkabildik. Dışarı çıktığımızda ise manzara tam bir vahşetti. Hamile bir kadının yaşadığı travma sonucu düşük yaptığına ve birçok kişinin can yeleği bulamadan denize atladığına şahit olduk. Sahil Güvenlik ekiplerinin bölgeye ulaşması zaman alırken, imdadımıza ilk yetişenler bölgedeki turistik tekneler oldu.

Sivil Tekne Sahiplerinin Kahramanca Müdahalesi
Bölgede su sporları işletmeciliği yapan Muhammed Özçelik, olayı haber alır almaz yardıma koşan ilk isimlerden biriydi. Denizdeki dalga boyunun yüksek olmasına rağmen teknesiyle olay yerine ulaşan Özçelik, gördüklerini şöyle özetledi: İnsanlar can havliyle teknemize tutunmaya çalışıyordu. Kapasitemizin çok üzerinde yolcu aldık, kaptan koltuğuna kadar her yer doluydu. İlk önceliği her zaman olduğu gibi çocuklara, kadınlara ve yaşlılara verdik. İkinci turda ise birbirini arayan, yakınlarını bulmaya çalışan insanların çaresizliğiyle karşılaştık. Halil Durmuş ise bölgedeki sivil yardımların hayati önemine dikkat çekerek, yardıma koşan teknelerin olmasa facianın boyutunun çok daha büyük olabileceğini vurguladı. Şu an ise kayıp yakınları, yetkililerden gelecek bir haber için limanda umutlu ve acılı bir bekleyiş sürdürüyor.

