İstanbul'da Bahçelievler Şeyh Zayed Çocuk Evleri Sitesi'nde düzenlenen Koruyucu Aile Hizmeti Sivil Toplum Buluşması, toplumun en hassas konularından birini yeniden gündeme taşıdı. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş'ın ev sahipliğinde gerçekleşen etkinliğe İstanbul Valisi Davut Gül, Bahçelievler Kaymakamı Mehmet Boztepe, sivil toplum kuruluşu temsilcileri ve koruyucu aileler katıldı. Program, devletin şefkat elini sivil toplumun gücüyle birleştirerek daha fazla çocuğa aile ortamı sunmayı hedefliyor.

Gönül kapılarını açan 9 bin 327 aile
Bakan Göktaş, konuşmasında koruyucu ailelik sisteminin sadece bir bakım modeli değil, bir çocuğun geleceğini yeniden inşa etme süreci olduğunu vurguladı. Bugün Türkiye genelinde 9 bin 327 koruyucu ailenin yanında 11 bin 072 çocuğun büyüdüğünü açıklayan Göktaş, bu rakamların ötesindeki insani boyuta dikkat çekti. Bakan, her bir çocuğun sevilmeyi, korunmayı ve bir aileye ait olmayı hak ettiğini belirterek, bu çocukların devlet gözetiminde ancak bir ailenin sıcaklığında büyümesinin önemini dile getirdi. Koruyucu ailelerin sadece bir oda değil, sevgi ve güven sunduğunu ifade eden Göktaş, bu ailelerin milletin şefkat geleneğinin en kıymetli temsilcileri olduğunu belirtti.

Sivil toplumun gücüyle daha fazla çocuğa ulaşmak
Koruyucu aile olma kararının genellikle bir arkadaş tavsiyesi, bir dernek etkinliği veya bir komşu sohbetiyle başladığına değinen Bakan Göktaş, sivil toplum kuruluşlarının bu noktadaki rolünün hayati olduğunu ifade etti. Bakan, sivil toplumun toplumdaki tereddütleri giderme ve aileleri cesaretlendirme konusunda devletin en büyük ortağı olduğunu vurguladı. 2026-2035 dönemini kapsayan aile ve nüfus on yılı hedefleri doğrultusunda, koruyucu aile hizmetini çok daha güçlü bir noktaya taşımayı hedeflediklerini belirten Göktaş, sivil toplum temsilcilerinden bu iyilik hareketini kendi ağları üzerinden daha geniş kitlelere yaymalarını istedi.

Yerel desteklerle güçlenen iyilik hareketi
İstanbul Valisi Davut Gül ise konuşmasında, koruyucu aile sistemine yönelik yeni imkanların ve projelerin önemine değindi. Özellikle geçici koruyucu ailelik gibi yeni modellerin vatandaşlara sunulmasının, çocukların geleceği için kritik bir adım olduğunu belirtti. İstanbul Çocukları Vakfı ve Kardeş Aile Projesi gibi yerel inisiyatiflerle koruyucu ailelerin ve çocukların eğitim süreçlerine destek olduklarını ifade eden Vali Gül, İyilik Varsın Ben De Varım hareketiyle bu dayanışmanın kurumsal bir yapıya kavuştuğunu söyledi. Vali Gül, tüm bu çalışmaların temelinde koruyucu ailelerin fedakarlığının yattığını belirterek, Cumhurbaşkanı'nın önderliğinde bu iyilik hareketinin kararlılıkla sürdürüleceğini ifade etti.