Marmara Denizi'nin sularında 2 Eylül tarihinde yaşanan ve denizcilik camiasını yasa boğan kazanın üzerinden tam bir hafta geçti. Silivri açıklarının yaklaşık 18 mil güneyinde meydana gelen olayda, Kocaeli'den Aliağa'ya seyir halinde olan 90 metre uzunluğundaki Türk bayraklı Alsu isimli ticari gemi ile İskenderun Limanı'ndan Karadeniz Ereğli'ye yük taşıyan Tuğberk İmamoğlu isimli gemi çarpıştı. Çarpışmanın şiddetiyle Tuğberk İmamoğlu kısa sürede sulara gömülürken, gemide görevli 10 mürettebat bir anda kayıplara karıştı. O günden bu yana bölgede yürütülen arama kurtarma faaliyetleri, zamanla yarışan ekiplerin yoğun çabasıyla yedinci gününe ulaştı.

Deniz Kuvvetleri'nden teknolojik müdahale
Kazanın hemen ardından başlatılan arama çalışmalarında kritik bir aşama, olaydan dört gün sonra kaydedildi. Deniz Kuvvetleri Komutanlığı bünyesinde görev yapan TCG Akın gemisi, bölgeye intikal ederek gelişmiş sonar sistemleri ve uzaktan kumandalı su altı aracı olan ROV cihazlarını devreye soktu. Yapılan detaylı taramalar sonucunda, batan Tuğberk İmamoğlu isimli geminin enkazı deniz tabanında tespit edildi. Enkazın yerinin belirlenmesi, arama kurtarma ekiplerinin odak noktasını daraltarak çalışmaların daha spesifik bir alanda yoğunlaşmasını sağladı. Ancak geminin bulunduğu derinlik ve deniz koşulları, operasyonun zorluk derecesini artırmaya devam ediyor.

Sahilde hüzünlü ve umutlu bekleyiş
Denizdeki bu hummalı çalışmalar sürerken, Silivri sahilinde ise bambaşka bir dram yaşanıyor. Kayıp 10 mürettebatın aileleri, yakınlarından gelecek iyi bir haber umuduyla sahil şeridinde kurulan irtibat noktasında nöbet tutuyor. Ailelerin yaşadığı endişeli bekleyiş, her geçen gün daha da ağırlaşırken, yetkililer tarafından kendilerine operasyonun seyri ve gelişmeler hakkında düzenli olarak bilgilendirme yapılıyor. Ekipler, enkaz bölgesindeki çalışmalarını büyük bir dikkatle sürdürürken, ailelerin gözü kulağı denizden gelecek haberlerde kalmaya devam ediyor. Bölgedeki arama faaliyetleri, tüm imkanlar seferber edilerek kararlılıkla yürütülüyor.

