İstanbul'da gerçekleştirilen 12. Türk Tıp Dünyası Kurultayı, sağlık teknolojilerinde yerli ve milli üretim hamlesinin yeni bir aşamaya taşındığı önemli bir buluşmaya ev sahipliği yaptı. 2026 TÜSEB Aziz Sancar Bilim, Hizmet ve Teşvik Ödülleri'nin sahiplerini bulduğu törende konuşan Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, Türkiye'nin sağlık alanındaki dönüşümünü sadece tedavi kapasitesiyle değil, teknolojik üretim gücüyle de taçlandırdıklarını vurguladı. Bakan Memişoğlu, bin 500'ü aşkın hastane ve 1,5 milyonluk devasa sağlık ordusuyla Türkiye'nin artık dünyanın en üst liginde yer aldığını belirterek, bu gücün bilim ve teknolojiyle birleştiğinde küresel ölçekte bir başarı hikayesine dönüşeceğini ifade etti.

Yerli Üretimde Yeni Hedef: İki Yıl İçinde Ultrason Cihazı
Bakan Memişoğlu, Türkiye'nin sağlık sanayisini ülkenin lokomotif sektörlerinden biri haline getirme kararlılığını somut verilerle ortaya koydu. Hali hazırda yerli solunum cihazlarının 45 ülkeye, otomatik şok cihazlarının ise 16 ülkeye ihraç edildiğini hatırlatan Memişoğlu, teknolojik atılımların hız kesmeden devam edeceğini belirtti. Özellikle yoğun bakım monitörleri ve röntgen cihazlarının hastanelerde yaygınlaştırılmasının ardından, gözlerin yerli ultrason üretimine çevrildiğini kaydeden Bakan, iki yılın sonunda her parçası yerli olan ultrason cihazlarının bu topraklarda üretileceğini müjdeledi. Ayrıca, Nobel ödüllü bilim insanı Prof. Dr. Aziz Sancar'ın beyin tümörleri üzerine geliştirdiği ilacın klinik araştırmalarının Türkiye'de yapılması için yürütülen çalışmaların, ülkenin bilimsel kapasitesini bir üst seviyeye taşıyacağını dile getirdi.

Sağlıkta Tam Bağımsızlık İçin İcat Çıkartma Çağrısı
Türkiye'nin sağlık teknolojilerindeki vizyonunu 'Koruyan, Geliştiren ve Üreten Sağlık' modeli olarak tanımlayan Bakan Memişoğlu, sadece üç ülkenin üretebildiği kalp-akciğer makinesinin yerli imkanlarla geliştirilmesinin, Türkiye'nin mühendislik ve tıp alanındaki özgüveninin bir göstergesi olduğunu vurguladı. GÖKBEY ambulans helikopteri gibi projelerin, Türkiye'nin kendi geleceğini inşa eden bir ülke konumuna geldiğini kanıtladığını belirten Memişoğlu, hedeflerinin kendi cihazlarını, ilaçlarını ve aşılarını üreten, sağlıkta tam bağımsız bir Türkiye olduğunu yineledi. Gençlere ve araştırmacılara seslenen Bakan, eskilerin 'başımıza icat çıkartma' sözünü tersine çevirerek, 'Gelin başımıza icat çıkartın' diyerek uretensaglik.gov.tr adresi üzerinden yeni fikirleri desteklemeye hazır olduklarını belirtti.

Hastalık Değil Sağlık Bakanlığı Vizyonu
Bakan Memişoğlu, sağlık hizmetlerinin sadece tedavi odaklı değil, koruyucu hekimlik temelinde şekillenmesi gerektiğinin altını çizdi. 'Biz hastalık değil, Sağlık Bakanlığıyız' ifadesiyle kurumun temel felsefesini özetleyen Memişoğlu, toplum sağlığını korumak adına obezite, hareketsizlik ve tütün kullanımıyla mücadelenin en az teknolojik üretim kadar kritik olduğunu belirtti. Özellikle çocukları ve gençleri tütün ürünlerinin zararlarından korumak için görünürlüğü azaltma çalışmalarının kararlılıkla sürdüğünü ifade eden Bakan, sağlığın insanın en büyük zenginliği olduğunu ve bu zenginliği koruma sorumluluğunun tüm toplumun omuzlarında olduğunu hatırlattı. Şehir hastaneleri altyapısının 28 tesisiyle hizmet vermeye devam ettiğini, 11'inin inşaatının ve 11'inin ise proje çalışmalarının sürdüğünü belirten Memişoğlu, Türkiye'nin sağlık altyapısının bilim ve teknolojiyle harmanlanarak geleceğe taşınacağını sözlerine ekledi.




