Marmara Denizi'nin Silivri açıklarında, 18 mil güneyde gerçekleşen ve denizcilik dünyasını sarsan çarpışma, beraberinde büyük bir belirsizliği ve yoğun bir hukuki süreci getirdi. Kocaeli'den Aliağa'ya doğru seyir halinde olan 90 metre uzunluğundaki Türk bayraklı Alsu isimli ticari gemi ile İskenderun'dan Karadeniz Ereğli'ye yük taşıyan Tuğberk İmamoğlu isimli geminin çarpışması sonucu, Tuğberk İmamoğlu gemisinde görevli 10 personelden haber alınamıyor. Olayın hemen ardından başlatılan arama kurtarma çalışmaları, Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü ve Sahil Güvenlik Komutanlığı ekiplerinin koordinasyonunda büyük bir titizlikle devam ettiriliyor. Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı ise kazanın nedenlerini ve sorumlularını belirlemek amacıyla kapsamlı bir adli soruşturma başlattı.

Kayıtlar ve dijital veriler mercek altında
Soruşturmanın merkezinde, kazaya karışan her iki geminin teknik geçmişi ve kaza anındaki seyir verileri yer alıyor. Başsavcılık, gemilerin armatör ve işletici şirketlerinden tüm dijital verilerin, belgelerin ve kayıtların ivedilikle teslim edilmesini talep etti. Bu kapsamda, Alsu gemisinin köprüüstü kayıtları, VDR yani Sefer Veri Kaydedicisi, ECDIS ve AIS/GPS verileri gibi kritik bilgiler muhafaza altına alınıyor. Ayrıca gemilerin jurnal defterleri, vardiya çizelgeleri ve yük kayıtları da inceleme sürecine dahil edildi. İstanbul Bölge Liman Başkanlığı'ndan gemilerin sicil belgeleri ve liman devleti kontrol raporları istenirken, Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü'nden ise olaydan önceki 12 saati kapsayan tüm telsiz haberleşmeleri ve radar kayıtları talep edildi. Bu verilerin, gemilerin kaza anındaki manevra hatalarını veya teknik bir arızayı ortaya koyması bekleniyor.

Derin sularda zorlu inceleme süreci
Kazanın yaşandığı bölgedeki deniz derinliğinin 800 ile bin 100 metre arasında olması, arama ve delil toplama çalışmalarını oldukça zorlu bir hale getiriyor. Tuğberk İmamoğlu gemisinin battığı düşünülen bu derinlikte, enkazın tespiti ve deniz tabanında inceleme yapılması için özel teknik imkanların seferber edilmesi gerekiyor. Kusur durumunun belirlenmesi için görevlendirilen gemi kaptanı ve gemi inşaat mühendislerinden oluşan bilirkişi heyeti, hem kaza mahallinde hem de Silivri limanına çekilen Alsu gemisi üzerinde detaylı incelemeler yürütüyor. Uzmanlar, gemilerin kaptanları arasında gerçekleşen telsiz görüşmelerinin asıl kayıtlarını inceleyerek, çarpışma öncesinde bir uyarı yapılıp yapılmadığını veya iletişim kopukluğu yaşanıp yaşanmadığını tespit etmeye çalışıyor.

Çevre kirliliği ve güvenlik önlemleri
Olayın insani boyutunun yanı sıra, çevresel etkileri de yakından takip ediliyor. Batış alanında deniz yüzeyinde kirlilik belirtilerinin görülmesi üzerine, yetkililer acil durum protokollerini devreye soktu. Kirliliğin kaynağının, niteliğinin ve yayılım hızının belirlenmesi için başlatılan incelemeler, çevre ve insan sağlığı açısından oluşabilecek riskleri minimize etmeyi hedefliyor. Sahil Güvenlik unsurlarının olay sonrası Alsu gemisiyle yaptığı telsiz görüşmeleri de tutanak altına alınarak soruşturma dosyasına eklendi. Denizcilik otoriteleri, bu tür kazaların tekrarlanmaması ve kayıp personelin akıbetinin bir an önce netleşmesi için tüm imkanların kullanıldığını vurguluyor. Soruşturma süreci, gemilerin teknik donanımından kaptanların manevra kararlarına kadar her detayı kapsayacak şekilde derinleştirilerek devam ediyor.
