Marmara Denizi'nin derinliklerinde, Silivri açıklarında 2 Eylül tarihinde meydana gelen trajik deniz kazasının ardından başlatılan arama kurtarma operasyonları, yedinci gününde tüm hızıyla devam ediyor. Kocaeli'den Aliağa'ya seyir halinde olan Türk bayraklı Alsu isimli ticari gemi ile İskenderun Limanı'ndan Karadeniz Ereğli'ye yük taşıyan Tuğberk İmamoğlu isimli geminin çarpışması sonucu batan Tuğberk İmamoğlu'ndaki 10 mürettebattan haber alınamıyor. Sahil Güvenlik Komutanlığı, Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü ve Deniz Kuvvetleri Komutanlığı ekipleri, bölgede koordineli bir şekilde çalışmalarını sürdürürken, kazanın yaşandığı noktada derinliğin fazla olması operasyonun zorluk derecesini artırıyor.
Yaşam mahallinin çıkarılması için teknik arayış
Silivri sahilinde oluşturulan kriz merkezinde, kayıp denizcilerin yakınları her geçen saat artan bir endişe ve umutla gelecek iyi haberleri bekliyor. Gemi personeli Nidai Duman'ın kızı Süreyya Keleş, yetkililerin kendilerine sunduğu son bilgileri paylaşarak, geminin tamamının çıkarılmasının teknik olarak mümkün olmadığını ancak yaşam mahallinin bulunduğu bölümün özel bir yöntemle yüzeye getirilmesi için bir firmayla görüşmeler yapıldığını belirtti. Keleş, bu yöntemin bir bot ve balon sistemi kullanılarak gerçekleştirilmesinin planlandığını ifade ederek, uzmanlardan gelecek analizin operasyonun kaderini belirleyeceğini vurguladı. Şu an için ROV cihazları ile yapılan çalışmalar, geminin iç kısmına tam erişim sağlayamadığı için mürettebatın durumu hakkında kesin bir bilgiye ulaşılamıyor.
Kayıp denizcilerin akıbeti belirsizliğini koruyor
Kazanın gerçekleştiği saatin gece yarısı olması, mürettebatın büyük bir kısmının istirahat halinde olma ihtimalini güçlendiriyor. Mürettebattan üç kişinin çarpışma anında güvertede olduğu yönündeki bilgiler, aileler arasında hem bir umut hem de derin bir kaygı kaynağı oluşturuyor. Süreyya Keleş, babası Nidai Duman'ın güverte lostromosu olarak görev yaptığını ve işine olan bağlılığı nedeniyle o saatte güvertede olma ihtimalinin yüksek olduğunu dile getiriyor. Eğer yaşam mahalli su yüzeyine çıkarılabilirse, içerideki mürettebatın durumunun netleşeceğini belirten Keleş, belirsizliğin aileler için en zor süreç olduğunu ifade ediyor.
Son seferde yarım kalan vedalar
Kayıp denizcilerin yakınları için her geçen gün daha ağır bir sınav haline gelirken, Süreyya Keleş babasıyla yaptığı son görüşmeyi hüzünle anımsıyor. Babasının bu seferin ardından emeklilik planları yaptığını ve gemi hayatını noktalamaya hazırlandığını belirten Keleş, babasının kendisine son konuşmalarında, Ben geliyorum, merak etme, telefonum açık, ne zaman canın isterse ara dediğini aktardı. Yaklaşık 27 yıllık denizcilik tecrübesine sahip olan ve son 10 yılını aynı firmada geçiren Nidai Duman'ın, gemideki sorumluluk bilinciyle hareket ettiği ve kaza anında da görev başında olduğu düşünülüyor. Aileler, teknik ekiplerin yürüttüğü çalışmaların bir an önce sonuç vermesini ve sevdiklerine dair somut bir gelişme yaşanmasını bekliyor.