Gaziantep'te yaşayan 75 yaşındaki Rukiye Aydemir, hayatının sonbaharında keşfettiği yeni bir tutkuyla çevresine ilham kaynağı oluyor. Yıllar boyunca üst üste yaşadığı kayıpların getirdiği derin hüzünle başa çıkmaya çalışan Aydemir, bugün mezarlık ziyaretlerini artık hüzünlü bir sessizlikle değil, kendi sesiyle okuduğu dualarla gerçekleştiriyor. İlerleyen yaşına rağmen gösterdiği azim, sadece bir öğrenme süreci değil, aynı zamanda hayata yeniden tutunmanın bir hikâyesi olarak dikkat çekiyor.
Zorlu yılların ardından gelen yeni bir başlangıç
Nizip ilçesinde geçirdiği yıllar, Rukiye Aydemir için oldukça meşakkatli bir döneme sahne olmuştu. Önce evladını kaybetmenin acısını yaşayan Aydemir, ardından alzaymır hastalığına yakalanan eşine yedi yıl boyunca büyük bir fedakârlıkla baktı. Eşini de kaybetmesinin ardından Nizip'te yapayalnız kalan Aydemir, çocuklarının yaşadığı Gaziantep'e taşınma kararı aldı. Yeni bir şehre alışmaya çalışırken, kalbindeki en büyük eksiklik ise sevdiklerinin mezarı başında onlara dua edememenin verdiği burukluktu. Bu eksiklik duygusu, onu hayatını değiştirecek bir adım atmaya yöneltti.
Belediye merkezinde filizlenen umut
Çocuklarının teşvikiyle Gaziantep Büyükşehir Belediyesi Aktif Yaşam ve Eğitim Merkezi'nin kapısından içeri giren Aydemir, burada sadece yeni bilgiler öğrenmekle kalmadı, aynı zamanda benzer yaşlardaki insanlarla sosyalleşerek yalnızlığını da geride bıraktı. Bir yıl önce başladığı eğitimlerde gösterdiği kararlılık, kısa sürede meyvelerini verdi. Bugün cüzünü tamamlamış olmanın ve Yasin-i Şerif'i kendi başına okuyabilmenin gururunu yaşayan Aydemir, bu merkezin kendisi için bir huzur limanı haline geldiğini ifade ediyor. Özellikle yaşlı bireylerin evlerine kapanmak yerine bu tür sosyal alanlara yönelmeleri gerektiğini vurgulayan Aydemir, burada bulduğu manevi atmosferin yaşam kalitesini artırdığını belirtiyor.
Okumanın yaşı olmadığını kanıtladı
Geçmişte mezarlık ziyaretlerinde yaşadığı çaresizlik hissinin yerini bugün büyük bir huzura bıraktığını anlatan Aydemir, öğrenme sürecinin kendisi için bir terapi gibi geçtiğini dile getiriyor. 75 yaşında Kur'an-ı Kerim okumayı öğrenerek, öğrenmenin sadece gençlere özgü bir eylem olmadığını herkese kanıtlayan Aydemir, bu başarısında emeği geçen belediye yetkililerine ve öğretmenlerine minnet duyuyor. Onun bu hikâyesi, yaşın sadece bir sayıdan ibaret olduğunu ve insanın istediği sürece her yaşta yeni bir beceri kazanabileceğini, manevi dünyasını zenginleştirebileceğini gösteren somut bir örnek teşkil ediyor. Bugün artık sevdiklerinin ruhuna kendi dualarını gönderebilmenin mutluluğunu yaşayan Aydemir, herkese azimli olmaları konusunda ilham veriyor.