Küresel iklim krizinin etkilerinin her geçen gün daha fazla hissedildiği bir dönemde, dünya genelinde çözüm arayışları hız kazanıyor. Bu kapsamda, Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi Taraflar Konferansı'nın 31. oturumu olan COP31, 9-20 Kasım 2026 tarihleri arasında Türkiye'nin ev sahipliğinde Antalya'da gerçekleştirilecek. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'nın öncülüğünde düzenlenecek bu dev organizasyon, iklim değişikliğiyle mücadelede uluslararası iş birliğinin en üst düzeyde ele alınacağı bir platform olma özelliği taşıyor. Türkiye'nin bu önemli zirveye ev sahipliği yapması, ülkenin çevresel ve sosyal dönüşüm hedeflerini dünyaya duyurması açısından stratejik bir fırsat sunuyor.
Yeşil dönüşümde finansın stratejik rolü
İş Bankası, COP31'in temel ilkeleri olan diyalog, uzlaşı ve aksiyon ekseninde, Türkiye'nin çevresel ve sosyal açıdan güçlü ve dayanıklı dönüşümüne sunduğu katkıyı zirveye taşıyacak. Banka, zirve boyunca paydaşlarının iklim geçiş yolculuklarına eşlik etme vizyonunu ve somut çalışmalarını katılımcılarla buluşturmayı hedefliyor. Bu kapsamda enerji dönüşümü, iklim finansmanı, karbonsuzlaşma, yeşil sanayileşme, gençlik ve eğitim, denizler, gıda ve tarım gibi farklı temalarda önde gelen isimlerin katılımıyla tematik diyaloglar ve buluşmalar gerçekleştirilecek. İş Bankası Genel Müdür Yardımcısı ve Sürdürülebilirlik Lideri Ebru Özşuca, iklim değişikliğinin şirketlerin üretim süreçlerini, yatırım ihtiyaçlarını ve rekabet gücünü doğrudan etkilediğini belirterek, dayanıklı bir gelecek için farklı uzmanlıkların ortak hedefler etrafında buluşturulması gerektiğini vurguladı.
Somut adımlar ve sürdürülebilir gelecek vizyonu
Özşuca, müşterilerin dönüşüm ihtiyaçlarını anlamanın, projelerin uygulanabilir ve finanse edilebilir hale gelmesine katkı sağlamanın ve ihtiyaç duyulan sermayeyi doğru yatırımlarla buluşturmanın bankanın temel yaklaşımı olduğunu ifade etti. İş Bankası olarak iklim değişikliğiyle mücadeleye katkı sunarken Türkiye'nin üretim kapasitesine, rekabet gücüne ve uzun vadeli dayanıklılığına da katkı sağlamayı amaçladıklarını belirten Özşuca, COP31'in Türkiye'nin yeşil kalkınma hamlesini uluslararası alanda duyurmak ve ortak akıl üretmek için eşsiz bir zemin sunduğunu dile getirdi. Banka, zirvede kurulacak iş birliklerinin iklim eylemine kalıcı ve somut katkılar sunmasını amaçlıyor.
Bilim, sanat ve teknolojinin iklimle buluşması
Bankanın COP31'de paylaşacağı deneyimin temelinde, farklı sektörlerde geliştirdiği finansman çözümleri ve uzun yıllara dayanan birikimi yer alıyor. Banka; yenilenebilir enerji finansmanından tarımda verimliliğin artırılmasına, kadın girişimciliğinin desteklenmesinden KOBİ'lerin yeşil dönüşümüne kadar geniş bir yelpazede müşterilerinin dönüşümüne eşlik ediyor. Bu çalışmaları bilimsel araştırmalara, biyolojik çeşitliliğin korunmasına, doğal ekosistemlerin onarılmasına ve yenilikçi teknolojilere sağladığı katkıyla güçlendiren İş Bankası, COP31'de finans, bilim, sanat ve teknolojiyi buluşturan projelerin dayanıklı bir geleceğin inşasındaki rolüne dikkat çekecek. İkinci yüzyılında da her alanda geliştirdiği iş birlikleriyle ve sunduğu finansman çözümleriyle Türkiye'nin güçlü ve dayanıklı geleceği için çalışmayı sürdüren banka, Yeşil Bölge'de somut çözümlere ve reel ekonominin dönüşümünde finansın rolüne odaklanacak.