Havadis | Yaşam | Beton yığınlarına inat 70 yıldır süren huzur arayışı: Oltasını her gün aynı noktaya atıyor

Beton yığınlarına inat 70 yıldır süren huzur arayışı: Oltasını her gün aynı noktaya atıyor

Eskişehir'de yaşayan 76 yaşındaki Hasan Yönlü, modern yaşamın getirdiği betonlaşmadan ve şehir gürültüsünden kaçarak çocukluk tutkusu olan balıkçılıkta huzuru buluyor. Yıllardır her gün su kenarına giderek doğayla iç içe vakit geçiren Yönlü, yakaladığı balıkları tekrar suya bırakarak bu kadim hobisini bir yaşam felsefesine dönüştürüyor.

Eskişehir'de yaşayan 76 yaşındaki Hasan Yönlü, modern yaşamın getirdiği betonlaşmadan ve şehir gürültüsünden kaçarak çocukluk tutkusu olan balıkçılıkta huzuru buluyor. Yıllardır her gün su kenarına giderek doğayla iç içe vakit geçiren Yönlü, yakaladığı balıkları tekrar suya bırakarak bu kadim hobisini bir yaşam felsefesine dönüştürüyor.

Beton yığınlarına inat 70 yıldır süren huzur arayışı: Oltasını her gün aynı noktaya atıyor
KAYNAK: İhlas Haber Ajansı

Eskişehir'in hızla artan betonlaşması ve şehir hayatının boğucu temposu, 76 yaşındaki Hasan Yönlü için bir kaçış noktası yaratmış durumda. Çocukluk yıllarında henüz 6 yaşındayken tanıştığı olta balıkçılığı, aradan geçen 70 yıla rağmen onun en büyük tutkusu olmaya devam ediyor. Şehrin merkezindeki kalabalık ve gürültülü atmosferden uzaklaşmayı tercih eden Yönlü, günün büyük bir kısmını su kenarında, doğanın sessizliğini dinleyerek geçiriyor. Onun için balık tutmak sadece bir uğraş değil, aynı zamanda yılların getirdiği yorgunluğu üzerinden atabileceği bir terapi yöntemi haline gelmiş durumda.

Doğayla kurulan kadim bağ

Hasan Yönlü, balıkçılık serüveninin çok küçük yaşlarda başladığını ve bu alışkanlığın hayatının ayrılmaz bir parçası olduğunu vurguluyor. Yaşı ilerlemiş olmasına rağmen her gün düzenli olarak su kenarına gelip oltasını suya bırakmayı ihmal etmiyor. Yönlü, bu süreci şu sözlerle özetliyor: Ben 6 yaşımdan beri su kenarlarındayım ve balık tutuyorum. Yaşım 76 oldu ama bu alışkanlığımı asla bırakmadım. Her gün buraya gelip oltamı atıyorum. Tuttuğumuz balıkları satmak ya da yemek gibi bir düşüncemiz yok. Balığı sudan çıkardıktan hemen sonra zarar vermeden tekrar geri salıyoruz. Bizim amacımız ticaret değil, sadece hobi.

Kahvehane yerine temiz hava

Zamanını kapalı mekanlarda, özellikle kahvehanelerde geçirmek yerine açık havada olmayı tercih eden Yönlü, bu tercihin sağlığına ve ruh haline olan olumlu etkilerini de dile getiriyor. Şehrin gürültüsünden, kalabalığından ve beton binalarından sıkıldığını belirten emektar balıkçı, buranın hem sessiz hem de sakin olduğunu ifade ediyor. Kahvehanelerde saatlerce oturmaktansa buraya gelip temiz hava almayı tercih ediyorum. Yapacak başka bir işimiz yok, zamanımızı bu şekilde değerlendiriyoruz. Hem can sıkıntımı gideriyorum hem de sağlık buluyorum diyerek doğanın iyileştirici gücüne dikkat çekiyor.

Yaşam biçimi haline gelen hobi

Hasan Yönlü'nün bu tutkusu, aslında modern insanın doğadan kopuşuna karşı sessiz bir başkaldırı niteliği taşıyor. Şehrin karmaşasından uzaklaşarak suyun dinginliğine sığınan Yönlü, bu alışkanlığını bir yaşam biçimi haline getirmiş durumda. Hem formunu koruyan hem de günün stresinden uzaklaşan Yönlü, her gün aynı noktada, aynı huzuru arayarak yaşamına devam ediyor. Onun bu kararlı duruşu, doğayla kurulan bağın yaş tanımadığını ve basit bir hobinin insan hayatına ne kadar büyük bir anlam katabileceğini gözler önüne seriyor.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız