Tarih kitaplarının ötesinde, yerel hafızanın derinliklerinde saklı kalan bir kadın figürü, bugün Muğla'nın Menteşe ilçesinde yeniden gün yüzüne çıkıyor. 1913 ile 1923 yılları arasında, yani henüz kadınların yasal olarak seçme ve seçilme hakkına sahip olmadığı bir dönemde, Akçaova köyünde muhtarlık görevini üstlenen Raziye Akyol, bölgenin sosyal dokusunu şekillendiren en önemli isimlerden biri olarak kabul ediliyor. O dönemde köyde bu sorumluluğu alabilecek nitelikte bir erkek bulunamaması üzerine görevi devralan Akyol, tam on yıl boyunca hem köyün idaresini yönetti hem de toplumsal bir dayanışma örneği sergiledi.
Savaşın gölgesinde bir toplumsal lider
Akçaova Mahallesi'nin ilk muhtarı olarak kayıtlara geçen Raziye Akyol, sadece idari bir görev yürütmekle kalmadı, aynı zamanda savaşın yıkıcı etkilerini yaşayan genç nesillere de kol kanat gerdi. Varlıklı bir aileden gelen Akyol'un, Çanakkale Savaşı gibi büyük buhranlardan sağ kurtulan ancak yetim kalan gençleri bir araya getirdiği, onlara sahip çıktığı ve evliliklerine öncülük ettiği biliniyor. Mahalle sakinlerinin ve torunlarının aktardığı bilgilere göre, Akyol'un evi adeta bir sığınak görevi görerek, savaş gazilerinin çocuklarına ve kimsesiz gençlere yuva oldu. Bu fedakâr tutumu, onun sadece bir muhtar değil, aynı zamanda bölgenin manevi bir annesi olarak anılmasını sağladı.
İsmi artık yaşadığı topraklarda yaşayacak
Günümüzde Akçaova Mahallesi'nin muhtarlık binasında yer alan panoda, Raziye Akyol'un 1913-1933 yılları arasındaki hizmet süreci gururla sergileniyor. Bu tarihi mirası yaşatmak isteyen mevcut mahalle muhtarı Turan Çakı, Akyol'un isminin unutulmaması adına Menteşe Belediyesi'ne resmi bir başvuruda bulundu. Yapılan müracaatın olumlu sonuçlanmasıyla birlikte, Raziye Akyol'un uzun yıllar yaşadığı evine yakın olan caddeye onun ismi verildi. Bu adım, yerel yönetimlerin geçmişteki kadın figürlerine sahip çıkması açısından da sembolik bir değer taşıyor.
Tarihsel bir ayrım: İlk muhtar kim?
Türkiye'nin kadın muhtarlık tarihi incelendiğinde, Raziye Akyol'un konumu oldukça özgün bir noktada duruyor. Cumhuriyetin ilanından önce, 1913 yılında göreve başlayan Akyol, idari bir zorunluluk ve toplumsal ihtiyaçtan dolayı bu görevi üstlenmişti. Öte yandan, 1933 yılında Aydın'ın Karpuzlu ilçesine bağlı Demircidere köyünde seçilerek göreve gelen Gül Esin ise, Türkiye'nin seçimle iş başına gelen ilk kadın muhtarı unvanını taşıyor. Bu iki isim, Türk kadınının yerel yönetimlerdeki varlığının farklı dönemlerini ve mücadele biçimlerini temsil etmesi bakımından büyük önem arz ediyor. Raziye Akyol'un isminin bir caddeye verilmesi, onun bu öncü rolünün gelecek nesillere aktarılması adına atılmış en somut adım olarak değerlendiriliyor.