Kütahya'nın Domaniç ilçesine bağlı Çarşamba köyü, Osmanlı Devleti'nin temellerinin atıldığı o kadim günlerin ruhunu yeniden yaşadı. Türk tarihinde Devlet Ana olarak bilinen, Ertuğrul Gazi'nin annesi ve Osman Gazi'nin babaannesi Hayme Ana, vefatının 745. yıl dönümünde düzenlenen özel bir törenle yad edildi. Hayme Ana'yı Anma ve Göç Şenlikleri adı altında gerçekleştirilen bu anlamlı buluşma, sadece bir anma etkinliği olmanın ötesine geçerek, Türk milletinin köklü göç kültürünü ve tarihsel mirasını gelecek kuşaklara aktaran bir köprü vazifesi gördü.
Tarihi Mirasın Coşkulu Buluşması
Program, protokol üyelerinin alandaki vatandaşları selamlamasıyla büyük bir coşku içerisinde başladı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı'nın ardından okunan Kur'an-ı Kerim tilaveti, katılımcılara manevi bir atmosfer yaşattı. Hayme Ana'nın şahsında, vatanın bölünmez bütünlüğü ve milletin bekası uğruna canlarını feda eden tüm kahramanlar için dualar edildi. Kütahya Valisi Musa Işın, milletvekilleri Mehmet Demir, Ahmet Erbaş ve Ali Fazıl Kasap ile Kütahya Belediye Başkanı Eyüp Kahveci'nin de aralarında bulunduğu geniş bir protokol heyeti, bu tarihi günde vatandaşları yalnız bırakmadı.
Geleneksel Gösterilerle Zamanda Yolculuk
Şenlik alanı, adeta bir açık hava müzesine dönüştü. Jandarma Merasim Bölüğü'nün disiplinli geçişi, mehteran takımının coşkulu ezgileri ve kılıç-kalkan ekibinin sergilediği maharetli gösteriler, izleyicileri yüzyıllar öncesine götürdü. Özellikle atlı savaş sanatları ekiplerinin gerçekleştirdiği gösteriler, katılımcılardan büyük alkış aldı. Kafkas dans ekiplerinin sergilediği performanslar ise kültürel çeşitliliğin ve zenginliğin bir yansıması olarak şenliğe renk kattı. Vatandaşlar, geleneksel kıyafetlerin sergilendiği bu görsel şöleni büyük bir ilgiyle takip etti.
Kültürel Değerlerin Geleceğe Aktarımı
Etkinliklerin en önemli amaçlarından biri olan göç geleneğinin yaşatılması, şenlik boyunca her detayda hissedildi. Türk tarihinin en önemli kadın figürlerinden biri olan Hayme Ana'nın hatırasını canlı tutmak adına düzenlenen bu organizasyon, bölge halkının yoğun katılımıyla gerçekleşti. Programın sonunda katılımcılara geleneksel etli pilav ve ayran ikram edilerek, kadim bir misafirperverlik örneği sergilendi. 745 yıldır süregelen bu vefa borcu, Domaniç topraklarında bir kez daha tescillenmiş oldu. Türk kültürünün temel taşlarından biri olan göç olgusu, bu tür etkinliklerle sadece bir tarih bilgisi olarak kalmıyor, aynı zamanda yaşayan bir gelenek olarak genç nesillerin zihinlerinde yer ediniyor.