Havadis | Yaşam | Diyarbakır'ın devasa karpuzları podyuma çıkmak için soğuk hava depolarında gün sayıyor

Diyarbakır'ın devasa karpuzları podyuma çıkmak için soğuk hava depolarında gün sayıyor

Dicle Nehri'nin bereketli topraklarında bir bebek hassasiyetiyle yetiştirilen devasa karpuzlar, düzenlenecek festivalde birincilik kürsüsüne çıkmak üzere özel korumaya alındı. Toplam 115 adet dev karpuz, yarışma gününe kadar tazeliklerini korumaları için Et ve Süt Kurumu'nun soğuk hava depolarında özenle muhafaza ediliyor.

Dicle Nehri'nin bereketli topraklarında bir bebek hassasiyetiyle yetiştirilen devasa karpuzlar, düzenlenecek festivalde birincilik kürsüsüne çıkmak üzere özel korumaya alındı. Toplam 115 adet dev karpuz, yarışma gününe kadar tazeliklerini korumaları için Et ve Süt Kurumu'nun soğuk hava depolarında özenle muhafaza ediliyor.

Diyarbakır'ın devasa karpuzları podyuma çıkmak için soğuk hava depolarında gün sayıyor
KAYNAK: İhlas Haber Ajansı

Diyarbakır'ın simgesi haline gelen ve bölgenin bereketli topraklarında yetişen devasa karpuzlar, bu yıl düzenlenecek olan geleneksel Karpuz Festivali'nde boy göstermek için gün sayıyor. Dicle Nehri kıyısındaki kumlu arazilerde, çiftçilerin aylarca süren yoğun emeği ve büyük bir titizlikle yürüttükleri bakım süreçlerinin ardından hasat edilen bu özel ürünler, artık yarışma heyecanını bekliyor. Hasat işlemlerinin tamamlanmasının ardından merkez Yenişehir ilçesinde bulunan Et ve Süt Kurumu tesislerine getirilen karpuzlar, burada yetkililer tarafından tek tek tartılarak kayıt altına alındı. Toplamda 115 adet dev karpuz, festival gününe kadar tazeliklerini ve formlarını korumaları amacıyla soğuk hava depolarında özel olarak muhafaza ediliyor.

Bir çocuğa bakar gibi yetiştiriliyor

Çiftçiler için sadece bir tarım ürünü olmayan bu karpuzlar, adeta bir medeniyetin ve kültürel mirasın taşıyıcısı olarak görülüyor. 1975 yılından bu yana Diyarbakır karpuzunun tanıtımı için büyük bir özveriyle çalıştığını belirten üretici Adil Aydın, bu sürecin zorluklarını ve hassasiyetini şu sözlerle ifade ediyor: Mart ayında tarlaya ekilen fidelerin çapalama, sulama ve bakım süreçleri, bir çocuğun doğumundan büyümesine kadar geçen sürede gösterilen özenle gerçekleştiriliyor. Aydın, bir fideden en verimli sonucu alabilmek için yanındaki diğer karpuzların kesildiğini, böylece tüm besin değerinin tek bir meyveye odaklandığını vurguluyor. Bu özel ata tohumu ve sürme çeşidi, sadece Diyarbakır'ın coğrafi koşullarında hayat bulabiliyor.

Destek çağrısı ve üretim zorlukları

Üretim sürecindeki tüm bu titizliğe rağmen, Diyarbakır karpuzunun geleceği konusunda endişeler de dile getiriliyor. Adil Aydın, kentin bu önemli simgesinin unutulmaya yüz tutmaması için daha fazla kurumsal desteğe ihtiyaç duyulduğunu belirtiyor. Geçtiğimiz yıllarda sadece Diyarbakır Valiliği ve Tarım ve Orman İl Müdürlüğü'nün katkılarıyla ayakta kalabildiklerini ifade eden Aydın, sivil toplum kuruluşlarının ve yerel yönetimlerin bu kültürel mirasa daha fazla sahip çıkması gerektiğini savunuyor. Geçen yıl yaşanan aşırı sıcakların verimi düşürdüğünü, ancak bu yılki yağışlı havanın etkisiyle teslim edilen karpuz sayısının 35'ten 115'e yükseldiğini belirten üreticiler, bu artışın motivasyonlarını güçlendirdiğini ifade ediyor.

Festival heyecanı ve ödül süreci

Eylül ayının ilk haftasında başlayan hasat dönemi, üreticiler için yılın en kritik aşamasını oluşturuyor. Tartım işlemlerinin ardından soğuk hava depolarına alınan ve ağırlıkları yaklaşık 50 kilogramı bulan bu devasa ürünler, Eylül ayı sonunda düzenlenecek olan yarışmada jüri karşısına çıkacak. Yarışma sonucunda dereceye giren üreticilere ödülleri, Valilik veya Tarım ve Orman İl Müdürlüğü tarafından takdim edilecek. Diyarbakır'ın bereketli topraklarından çıkan bu devasa karpuzlar, hem görsel şölen sunmaya hem de kentin tarımsal potansiyelini tüm dünyaya tanıtmaya hazırlanıyor.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız