Diyarbakır’ın ulaşım geleceğini kökten değiştirmesi beklenen hafif raylı sistem projesi, yerel yönetim ile merkezi hükümet arasında yeni bir iş birliği köprüsü kuruyor. Diyarbakır Büyükşehir Belediye Eşbaşkanı Serra Bucak, kentin kronikleşen trafik sorununa neşter vuracak olan bu devasa yatırım için Ankara’da yoğun bir diplomasi trafiği yürüttü. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum ve ardından Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu ile bir araya gelen Bucak, projenin sadece bir ulaşım hattı değil, 2040 Ulaşım Master Planı’nın bel kemiği olduğunu vurguladı. Eşbaşkan Bucak, mevcut siyasal iklimin ve atılan adımların, projenin onaylanması noktasında büyük bir fırsat sunduğuna dikkat çekerek, bu zamanlamanın Diyarbakır için tarihi bir dönüm noktası olabileceğini ifade etti.
Finansman düğümü ve yerlilik şartı
Projenin hayata geçirilmesi noktasında en büyük engellerden biri, dış kredilerde karşılaşılan yüzde 60 yerlilik şartı olarak öne çıkıyor. Belediye, yüksek faizli borçlanmalardan kaçınarak kentin bütçesini korumak adına İller Bankası nezdinde çalışmalarını sürdürürken, vagon tedarikindeki yerlilik kriteri uluslararası bankaların çekincelerine neden oluyor. Bakanlıklar düzeyinde yapılan görüşmelerde, Diyarbakır’ın bu konuda bir istisna olup olamayacağı tartışılsa da, kuralın tüm kentler için geçerli olduğu vurgulandı. Bu noktada Eşbaşkan Bucak, Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’nın projeyi himayesine alarak belediyeyi uygulayıcı konumda tuttuğu bir modelin, tıpkı Türkiye’nin diğer 20’yi aşkın kentinde olduğu gibi Diyarbakır’da da uygulanabileceğini önerdi. Yaklaşık 200 milyon Euro maliyeti olan ve 14,1 kilometrelik hattı kapsayan bu projenin, 1,8 milyonluk nüfusa sahip metropolün ulaşım yükünü önemli ölçüde hafifletmesi hedefleniyor.
Master planın merkezinde ulaşım devrimi
Dağkapı’dan Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne uzanacak olan hat, 37 dakikalık bir yolculuk süresiyle şehrin ulaşım haritasını yeniden çizecek. 36 vagonla hizmet vermesi planlanan sistem, sadece raylı hatla sınırlı kalmayacak; aynı zamanda kavşak düzenlemeleri, battı-çıktı projeleri ve çevre yollarının tamamlanmasıyla bir bütünlük arz edecek. Eşbaşkan Bucak, Elazığ yolu üzerindeki düzenlemelerden otoban talebine kadar geniş bir yelpazede destek istediklerini belirterek, bu çalışmaların birbirini tamamlayan birer halka olduğunu dile getirdi. 120 milyon Euro’su altyapı ve elektromekanik, 80 milyon Euro’su ise vagon alımı için ayrılan bütçe, şehrin 2040 vizyonuna uygun şekilde planlanıyor.
Sur’da yeni dönem: Yayalaştırma ve yaşam
Ulaşım projelerinin yanı sıra, kentin tarihi kalbi Sur bölgesinde de yeni bir dönem hedefleniyor. Tarihi dokuyu korurken bölgeyi araç trafiğinden arındırmayı amaçlayan yayalaştırma projesi, esnafın kaygılarını giderecek şekilde etap etap planlanıyor. Gazi Caddesi’nden başlayarak Melikahmet’e uzanması öngörülen bu dönüşüm, bölgeyi sadece ticari bir merkez değil, sosyal ve kültürel yaşamın 7/24 aktığı bir atmosfere kavuşturmayı amaçlıyor. Bucak, diğer illerdeki benzer uygulamaların zamanla esnafın yüzünü güldürdüğünü hatırlatarak, Diyarbakır’ın da bu modern kentleşme pratiğine uyum sağlayacağına inandığını belirtti. Toplumun beklentileri ve kentin ihtiyaçları doğrultusunda şekillenen bu projeler, Diyarbakır’ın metropol kimliğini güçlendirmeyi hedefliyor.