Aydınlı 71 yaşındaki Ali Dayıoğlu, hayatının büyük bir bölümünü terzilik yaparak geçirdikten sonra emeklilik döneminin huzur getireceğini umuyordu. Ancak evde hiçbir işle uğraşmadan geçirilen günlerin, beklediği gibi bir ödül değil adeta bir işkenceye dönüştüğünü kısa sürede anladı. Çalışmaya alışmış bir zihin için boş kalmanın yarattığı huzursuzluk, onu 70 yaşında radikal bir karar almaya itti. Dayıoğlu, emekliliğin getirdiği o durağan hayatı terk ederek yeniden mesleğine dönmeye karar verdi.
Emeklilik hayali yerini arayışa bıraktı
Uzun yıllar boyunca İzmir'de terzilik mesleğini icra eden ve emekli olduktan sonra hayalini kurduğu sakin hayatı yaşamak amacıyla memleketi Aydın'a yerleşen Dayıoğlu, bu yeni düzenin kendisine göre olmadığını fark etti. Hareketli bir tempoya alışmış olan erkeklerin emeklilik döneminde mutlaka kendilerine bir uğraş bulmaları gerektiğini vurgulayan Dayıoğlu, çalışmanın sadece maddi bir kazanç değil, aynı zamanda toplumsal bir bağ olduğunu dile getirdi. Emekli olup evde oturmanın, çalışmaktan çok daha zorlu bir süreç olduğunu belirten tecrübeli terzi, bu durumu dünya hayatında toplumla iç içe olmanın bir nimet olduğu şeklinde yorumluyor.
14 yaşında başlayan terzilik serüveni
1955 yılında Aydın Umurlu'da dünyaya gelen Ali Dayıoğlu'nun mesleki yolculuğu, henüz 14 yaşındayken başladı. İlkokul yıllarında Umurlu'da Almanyalı Terzi Fevzi olarak bilinen ustasının yanında çırak olarak işe başlayan Dayıoğlu, o günden bu yana iğne ve iplikle kurduğu bağı hiç koparmadı. Aydın ve İzmir'de geçen uzun yılların ardından çalışma hayatına bir nokta koymayı hedefleyen Dayıoğlu, İzmir'den memleketine dönerek emekliliğin tadını çıkarmayı planlamıştı. Ancak bu plan, çalışmadan yaşamanın getirdiği boşluk hissiyle kısa sürede bozuldu.
Para için değil sosyal bir hayat için
Dayıoğlu, 70 yaşından sonra yeniden dükkan açma motivasyonunun temelinde para kazanma hırsının değil, düzenli ve sosyal bir hayat sürme isteğinin yattığını ifade ediyor. Yeniden tezgahın başına geçerek mesleğini icra etmeye başlamasının ardından kendisini çok daha sağlıklı, düzenli ve mutlu hissettiğini belirten Dayıoğlu, çalışma hayatının insanı zinde tutan en önemli unsurlardan biri olduğunu savunuyor. Bugün kendi dükkanında hem mesleğini yaşatmaya devam ediyor hem de emeklilik dönemini aktif bir şekilde değerlendirmenin huzurunu yaşıyor.