Zonguldak'ın maden ocakları gölgesinde geçen çocukluk yıllarında, ilkokulu bitirmenin ödülü olarak babasının hediye ettiği bisiklet, 62 yaşındaki Hasbi Yıldırım için sadece bir oyuncak değil, ömür boyu sürecek bir yaşam biçiminin başlangıcı oldu. O yıllarda Zonguldak sahillerinde pedal çevirerek başlayan bu tutku, zamanla bisikletini süsleyip kiraya verdiği bir girişimcilik hikayesine dönüştü. Ancak hayatın getirdiği zorunluluklar, Yıldırım'ı uzun yıllar boyunca İstanbul'un yoğun iş temposuna ve bankacılık sektörünün stresli dünyasına hapsetti. Bu süreçte trafik ve iş yoğunluğu nedeniyle bisikletinden uzak kalmak zorunda kalan Yıldırım, emeklilik günlerinin gelmesiyle birlikte çocukluk hayallerinin peşinden gitmeye karar verdi.
Çocukluk hayallerine dönüş
Emekli olduktan sonra rotasını çok sevdiği Ordu'ya çeviren Yıldırım, burada ilk iş olarak kendisine nostaljik bir bisiklet edindi. Yedi yaşındayken ailesiyle birlikte Ordu'da gördüğü gün doğumunun yarattığı büyü, yıllar sonra onu bu şehre bağlayan en güçlü köprü oldu. Bugün, hava şartları ne olursa olsun, yağışlı günler haricinde her sabah pedalına basan Yıldırım, Güzelyalı Mahallesi'nden Soya Kavşağı'na kadar uzanan rotalarda kilometrelerce yol kat ediyor. Hatta bazen bu yolculukları Gülyalı ve Perşembe gibi komşu ilçelere kadar uzanıyor. Yıldırım için bisiklet, sadece bir ulaşım aracı değil, aynı zamanda çocukluk yıllarının saf heyecanını emeklilik dönemine taşıyan bir zaman makinesi görevi görüyor.
Sağlık ve özgürlüğün anahtarı
Bisiklet kullanmanın kendisine sağladığı en somut faydalardan biri ise fiziksel değişimi oldu. Yıldırım, bisiklet sayesinde 20 kilo vererek daha sağlıklı bir yaşama adım attığını belirtiyor. Kendi aracı olmasına rağmen, park sorunu ve trafikle uğraşmak yerine bisikletin sunduğu pratikliği ve özgürlüğü tercih ediyor. İstediği yerde durup dinlenebilme lüksünün, otomobil konforundan çok daha değerli olduğunu vurgulayan Yıldırım, bu yaşam tarzının hem ruhuna hem de bedenine çok iyi geldiğini ifade ediyor. Bisiklet, onun için sadece bir spor değil, aynı zamanda şehrin gürültüsünden uzaklaşmanın en huzurlu yolu haline gelmiş durumda.
Gözü gibi baktığı nostaljik yol arkadaşı
Hasbi Yıldırım'ın bisikletine olan bağlılığı, neredeyse bir evlat sevgisiyle yarışıyor. Nostaljik bisikletinin bakımını ve temizliğini aksatmayı aklından bile geçirmeyen Yıldırım, yağmurlu bir havada sürüş yaptıktan sonra bisikletini kurulamadan evine girmiyor. Temizlik yapmadığı günlerin kendisi için huzursuzluk kaynağı olduğunu belirten Yıldırım, aracına kendi otomobilinden bile daha fazla özen gösterdiğini dile getiriyor. Süslemeleriyle dikkat çeken bu özel bisiklet, onun için sadece bir ulaşım aracı değil, 50 yıllık bir serüvenin en kıymetli parçası olarak her gün Ordu yollarında parlamaya devam ediyor.